Fenerbahçe'de seçim atmosferi her geçen gün daha da ısınıyor. Daha birkaç gün önce iş insanı Mehmet Ali Aydınlar güçlü projeler ve ciddi ekonomik vaatlerle başkanlığa hazırlanıyordu. Hatta camianın önemli bir bölümü, Aydınlar'ın maddi gücü ve vizyonuyla yarışın en güçlü isimlerinden biri olacağını düşünüyordu. Ancak Fenerbahçe'de başkanlık sadece projeyle, parayla ya da vaatlerle yürünmüyor. Bu makam, aynı zamanda büyük bir psikolojik mücadeleyi de beraberinde getiriyor.
Özellikle 3 Temmuz sürecinin yeniden gündeme taşınması ve Aydınlar'a yönelik yoğun eleştiriler, hatta özel telefonuna kadar ulaşan sert mesajlar, sürecin seyrini değiştirdi. Sonunda Aydınlar yaptığı açıklamayla aday olmayacağını duyurdu. Bu geri çekiliş tamamen vazgeçmek mi, yoksa ilerisi için bir hazırlık mı bilinmez. Belki de gözler artık 2027'ye çevrilmiştir. Tam bu gelişmenin ardından sahneye bir kez daha Aziz Yıldırım çıktı. Tecrübeli başkan "Ben bu yarışta varım" diyerek adeta camiaya güçlü bir dönüş mesajı verdi. Yıldırım'ın açıklamalarıyla birlikte tribünlerde, sosyal medyada ve kongre kulislerinde büyük bir hareketlilik başladı.
Öyle ki daha seçim yapılmadan "Yeni başkan belli oldu" yorumları bile yapılmaya başlandı. Ancak burada önemli bir gerçek var: Fenerbahçe seçimleri son düdük çalmadan bitmez. Kongre üyeleri kararını çoğu zaman son 24 saatte verir. Kürsü konuşmaları, projeler, salondaki enerji ve adayların verdiği güven, seçim sonucunu doğrudan etkiler. Bugünden "Kim kazanır?" sorusuna net cevap vermek, futbol maçını ilk yarıda tahmin etmeye benzer. Şu an yapılan yorumların büyük bölümü sadece tahminden ibaret. Öte yandan Hakan Safi cephesinde de çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Camiada konuşulanlara göre Safi'nin önemli ekonomik projeleri ve yıldız transfer hedefleri bulunuyor. Teknik direktör konusunda ise dünyaca tanınan yabancı bir isim üzerinde çalışıldığı iddiaları dikkat çekiyor. Bu da seçim yarışının yalnızca isimler üzerinden değil, vizyon üzerinden de şekilleneceğini gösteriyor.
Bir diğer aday Barış Göktürk ise tercihini Aziz Yıldırım'dan yana kullandı. Göktürk'ün, Yıldırım yönetiminde başkan yardımcılığı görevini üstlenmesi bekleniyor. İki ismin ekonomik anlamda ortak hareket edeceği ve kulübe ciddi bir mali destek sağlayacağı da kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.
Aslında hangi isim kazanırsa kazansın değişmeyen tek gerçek var: Fenerbahçe'nin güçlü bir ekonomik desteğe ihtiyacı olduğu. Sarı-lacivertli kulübün önünde ciddi mali yükler bulunuyor ve yeni yönetimin kasaya en az 150 milyon Euro'luk bir kaynak koyması gerektiği ifade ediliyor. Bu nedenle seçim sadece bir başkanlık yarışı değil; aynı zamanda ekonomik kurtuluş planı anlamı taşıyor. Aziz Yıldırım cephesinden gelen en dikkat çekici mesajlardan biri ise duygusal taraf oldu. Yıldırım'ın, çocukların ve özellikle kızının Fenerbahçe'yi şampiyon görmesini çok istediği için yeniden aday olduğu konuşuluyor. Belki de bu sözler, yıllardır şampiyonluk hasreti yaşayan milyonlarca taraftarın duygularına tercüman oluyor. Çünkü artık Fenerbahçe taraftarı sadece başarı değil, yeniden umut görmek istiyor. Önümüzdeki günler çok hareketli geçecek. Projeler açıklanacak, transfer vaatleri havada uçuşacak, salonlar dolacak, alkışlar yüksilecek. Ama son sözü yine kongre üyeleri söyleyecek. Ve o güne kadar Fenerbahçe'de hiçbir şey kesin değil.