Fenerbahçe, Alanya deplasmanında adeta iki farklı devre oynadı. İlk 45 dakika, Tedesco'nun takımın başına gelişinden bu yana izlediğim en kötü Fenerbahçe'ydi. Ne savunmada ne de hücumda olumlu tek bir şey vardı. Sarı- Lacivertli oyuncular sahada var mıydı, yok muydu belli değildi. Bu kötü görüntünün en net göstergesi Alanyaspor'un ilk devredeki %90'lara varan pas isabet oranıydı. Bunun temel sebebi ise Fenerbahçeli oyuncuların rakibe neredeyse hiç baskı yapmamasıydı. 45 dakika boyunca ne doğru dürüst bir pres gördük ne de oyunu kesen bir faul…
Hatta maçın ilk yarısındaki kırılma anı öncesinde Alanyaspor'un tam 39 pas yapabilmesi, Fenerbahçe'nin ne kadar pasif kaldığını özetliyordu. İkinci yarıya ise bambaşka bir Fenerbahçe çıktı. Tedesco'nun Semedo – Yiğit Efe değişikliğiyle savunmada üçlüye dönmesi, takımın rakibe daha yakın oynamasını sağladı. Bu hamleyle birlikte Alanyaspor'un kaleye gelişi neredeyse tamamen engellendi. Baskı arttı, ikili mücadeleler kazanılmaya başlandı ve oyun kontrolü yavaş yavaş Fenerbahçe'ye geçti. Beraberlik golü çok doğru bir zamanda geldi. Bu golle birlikte Fenerbahçeli futbolcuların iştahı da sahaya yansıdı. Ardından Talisca sahneye çıktı. Harika golle sadece skoru değil, maçın hikayesini de değiştirdi. Adeta "Bu sezonun golcüsü benim" dercesine bir vuruştu. Galatasaray'ın puan kaybettiği bir haftada alınan bu galibiyetin önemi çok büyük.