Futbolda gelişmiş ülkelerde yapılan budur. Şampiyon olan da son haftaya kadar rakibini kovalayan da birbirini tebrik eder
BİZE NELER OLUYOR?
Ama maalesef bizde işler böyle yürümüyor. Ligin bitmesinin üzerinden 15 gün geçmesine rağmen Trabzon cephesi hala Fenerbahçe'nin şampyonluğunu kabul etmiyor. Fenerbahçeli Emre'nin menajerinin ortağı olan bir kişinin Emre'ymiş gibi Kağan'a attığı msajı suç delili sayıp FIFA'ya müracat edeceklerini açıklıyor.
Ligin tescil edilmemesi gerektiğini söylüyorlar.
Sonra ne mi oluyor? Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın kaptanı Emre Belözoğlu, ülkemiz için hayati önem taşıyan bir maça giderken Trabzonsporlu bir taraftarın sözlü saldırısına uğruyor. Aynı şekilde Trabzonspor Başkanı Sadri Şener de dönüş yolunda Fenerbahçeli bir taraftarın küfürlerine maruz kalıyor. Beyler bize ne oldu?
Hani biz vatan, millet ve vatan söz konusu olduğunda nasıl imkansızları başarıp destan üstüne destan yazmış bir halktık. O ülkenin bayrağını göğsünde taşıyan, ülkesini gururlandırmaktan başka bir düşüncesi olmayan takım kaptanı bir futbolcuya ana avrat küfür edecek kadar mı milli değerlerimizden uzaklaştık.
SAĞDUYU!
Hiçbirimizn hiçbir konuda hem savcı hem de hakim olma gibi bir hakkı yok. Kimsenin cezasını de kendi ellerimizle ve ya da dillerimizle veremeyiz.
Sağ duyuya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
HİDDİNK GİDER Mİ?
Milli maçtan sonra en çok konuşulan olaylardan biri de Hiddink'in Chelsea'ye gitme olasılığıydı. Hiddink'in kafasının biraz karışık olduğu ve Chelsea'nin teklifini cazip bulduğu söyleniyor. Bence ona yardım etmek lazım. Çok fazla düşünmesine gerek kalmadan hemen Londra'ya bir uçak bileti alıp Hiddink'le yolları ayırırsınız olur biter.
1994'ten Hiddink'e kadar bu ülkenin milli takımını hep yerli hocalar çalıştırdı ve hayal bile edemeyeceğimiz büyük başarıları hep yerli hocalar bize kazandırdı. Bu yüzden gelmesi zaten hataydı ki, gitmesinden niye korkalım.
YARATICI OYUNCU EKSİKLİĞİ
Milli maçın ardından kamuoyunda ortak görüş şu şekilde oluştu. Skor işi ama oynadığımız futbol kötü... Özellikle 2. devredeki son yarım saatlik bölüm felaket. Bu görüşlere aynen ben de katılıyorum.
ADAM EKSİLTEMİYORUZ
Oyunun genelinde gözüken en bariz eksiğimiz bizi sonuca götürecek oyuncu eksikliği.
Arda Turan haricinde bireysel olarak adam eksiltip, rakip kaleye gidebilecek 2. bir oyuncumuz yok. Hakan Şükür'den sonra ikinci bir santrfor bulamadığımız da ortada. Böyle olunca da zaman zaman çok iyi top çevirmemize rağmen bir türlü 3. bölgede etkili olup gol pozisyonu hazırlayamıyoruz.
Bu açığımızı giderebildiğimiz taktirde ancak o zaman 1. sınıf bir takım olabileceğiz.