Fenerbahçe yine çok istekli ve arzulu başladı maça. 35. saniyede 1-0 öne geçtiler.
Sonrasında 22 dakikada skoru 3-0'a taşıdılar.
Ondan sonrasında Samet hocanın oyuna müdahalesiyle, bir duruklama dönemine girdiler. Oyunun son bölümünde de tempoyu biraz yükseltip, skoru attırdılar.
Yani giriş, gelişme ve sonuç bölümleri aynı olan bir roman gibiydi.
Romanın kahramaları da yine aynıydı.
Bitmek bilmez enerjisiyle Gökhan Gönül, Fenerbahçe tarihindeki en özel oyunculardan biri Alex de Souza, bu sezon Kayseri'deki günlerine dönen Mehmet Topuz, Fenerbahçe taraftarının yeni sevgilisi Niang ve nöbetçi golcü Semih Şentürk.
Bunların yanında romandaki kötü adamlar da aynıydı.
Brezilya Milli Takımı'nda son derece başarılı bir performans ortaya koymasına rağmen Fenerbahçe'deki vurdum duymazlığıyla Andre Santos ve varlığı ile yokluğu çok belli olmayan Cristian.
Dün akşam bahsedilmesi gereken oyunculardan birisi de Gökay idi... Ligde ilk defa 11'de sahaya çıkan genç oyuncu, deneyimsizliği ve heyecanına rağmen bu haliyle dahi Cristian'dan daha iyi bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Rakiplerinin puan kaybettiği haftada Fenerbahçe kendisi için önemli olan 3 puanı çok fazla zorlanmadan elde etti. F.Bahçe'ye son bir eleştiri getirecek olursak. O da duran toplardaki zaafının devam ediyor olması. Ben söylemekten bıktım, ama Fenerbahçeli oyuncular duran toplardan gol yemekten bıkmadılar