BAZEN karşıma çıkan insanlarla sohbetim oluyor da "gülmeyi unuttuk biraz komik şeyler yazın" diyenler çıkıyor. Ben de "içi kan ağlayanların yüzünün gülmesi için formülünüz var mı?" diye soruyorum, "onu da siz düşünün" diyorlar.
Birkaç yıl önce biri "sizin kaleminiz kuvvetli bu işi iyi becerirsiniz" demişti de "mizah dergileri bitti de ben mi kaldım" dediğimde gülümsemişti.
***
Eskiden harika mizah dergileri vardı, güldürürken düşündürür, adaletsizliği ve vicdansızlığı da harika biçimde aktarırlardı.
Haksızlıklar için mizah önemli bir şeydir. Hafızalardan silinmemesi gereken filmleri hatırlatır. O yüzden bugün ben çizdim kareleri ve ben doldurdum konuşma balonlarını.
Okulunun önünden geçerken kendisine çarpan otomobile karşı "kusurlu" bulunan 10 yaşındaki Sara Nas Çorlu'yu unutturmamak için.
***
Birinci kare: Okulunun önünden karşıya geçen 10 yaşındaki Sara Nas Çorlu, kendisine yol vermesi gereken ve süratli biçimde gelen otomobile çarpıyor!
İkinci kare: Kız çocuğu şiddetli biçimde savruluyor. Konuşma balonunun altında dipnot var. 'Kim kime çarptı?" Üçüncü kare: Yerde yatan kıza dönüp bakmayan takım elbiseli adamlar otomobile koşuyor.
Dördüncü kare: 10 yaşındaki kız çocuğu yerde yatıyor.
***
Beşinci kare: Adamlar otomobilin her tarafında hasar tespit kontrolu yapıyorlar, "çok şükür arabaya bir şey olmamış" diyorlar.
Altıncı kare: 10 yaşındaki kız çocuğu hala yerde.
Yedinci kare: Takım elbiseli adamlar sürücüye soruyorlar "bir şeyiniz yoktur umarız!" Sekizinci kare: Hala yerde yatan kız çocuğunun başında okuldan gelen birileri var. "Ambülans" diye bağırıyorlar.
***
Dokuzuncu kare: Takım elbiseli adamlar kızgın bir şekilde kız çocuğunun yanına geliyorlar.
Onuncu kare: Ambülansa bindirilen kızı azarlıyorlar. "Dua et ki otomobile bir şey olmamış. Yoksa yanmıştın!" Sonuncu kare: simsiyah!
***
Benden komik şeyler yazmamı bekleyenlerden birinin söylediği bir söz vardı, onu da hatırladım.
"Sizin yelelerine güneş taktığınız atlarınız vardı onları da vurdular mı?" diye sormuştu.
"Vurdular" demiştim "en çok da yelesinde güneş olduğu için vurdular."
***
O yüzden sonuncu kareyi simsiyah bıraktım.
O karede güneş de yok, hukuk adına umut da!
MUTLULUK TAKVİMİ
Çöpü yere atma.
Görgüsüz zenginlere tepki göster.
Karıncaları izle.
Şekerleme yap.
Seninle başladı
Benim hikayem
Kalbinde bir ömür
Kalmak isterdim
Umudun adresi
Senin gözlerin
Sevdamı kalbine
Salmak isterdim
Her an her dakika
Seni özleyen
Her gün sevdasına
Hasret ekleyen
Senin gözlerinde
Nöbet bekleyen
Bir deniz feneri
Olmak isterdim
Hakkı YALÇIN
Aklı olan zekanın bile doğal olanını tercih eder.
Zengin ve yoksul!
Zenginlerin ödemediği vergileri biz öderiz, çileyi biz çekeriz. Hediye paketlerini zenginler açar, zam paketlerini biz açarız. Birileri oturduğu yerden milyonlarca doları bir dakikada kazanır, birileri kan kusar.
Kaç gündür ağzına lokma koymayanlar da vardır, domuz gibi yedikleri sofralarda gözleri doymayanlar da. Ve hala zenginin malı yoksulun canından değerlidir!