Vav TV İzle
Sesli dinlemek için tıklayınız.
  • 11 Ocak 2022, Salı

Saygınlık!

GEÇEN haftaki "Vicdan kargo" başlıklı yazımı okuyan orta yaşlı bir adam parkta yanıma geldi.
"Hakkı Bey siz politika yazsanız fenomen olurdunuz" dedi.
Gülümseyerek "ben olmak bana yetiyor" diye karşılık verdim.
"Politikayı sevmiyorsunuz galiba?" "Gazeteciliğin ruhu vicdandır" derken "gerçek okuyucu sizden dürüst ve tarafsız olmanızı ister, gerisi önemli değil" dedim.
Politikada inandığını yazanlara duyduğum saygıyla, sistemden nemalananları ayrı tuttum.

***

Yerde bulduğumuz gazete sayfalarını okuduğumuz yılları anlattım adama, geçmişte bu mesleğe duyulan görkemli saygıyı.
Popüler olmanın inceliklerini öğrenenlerin, insan olmanın önceliklerini yok saymasına mahsuben, "odalarını şarap mahzenlerine çeviren yayın yönetmenleriyle, duvarlarını magazin hoppalarıyla süsleyen sonradan görmelere iyi bakın" dedim.
Adam gülünce ben klasik kitaplara olan merakıma mahsuben aynı cümleyi dile getirdim.
"Bir gazetecinin milyon dolarları olamaz, varsa her şeyini satmıştır!" Onların sorgulanması gerektiğini de cümlemin sonuna çengelli iğneyle tutturdum!

***

Nur içinde yatsın sanatçı Kayahan'la ölmeden birkaç yıl önce bir röportaj yapmıştım.
"Delikanlı olsan hangi hatayı yapmamış olurdun?" soruma "delikanlılık adına hata yapmadım" diye karşılık vermişti de "gazeteci olsan hangi sorunla uğraşırdın?" sorusuna harika bir cevap almıştım.
"Tabiatın ve insanların yoksulluğunu irdeler, bunlara yardımcı olmaya çalışırdım." Bende soru çoktu onda yanlış yoktu.
Bu kez "hiç tetik çektin mi?" diye sormuştum ve yine sanatçı ruhuna yakışan bir cevap; "kalem tutan eller silah kullanmaz!"

***

Kalemlerin teknolojik klavyeye yenildiği yıllar gazeteciliğin dil değiştirdiği yıllardır.
Ahlaki değerlerin zerre kadar sorgulanmadığı sosyal medya mezbahalarında istemediğiniz kadar fenomen var.
Bir yanda züppelik ve sosyeteye duyulan özlem, öte yanda aç ve açıkta olduğu halde başkalarının hayatlarına meraklı olanlar.
Bütün mesele; "bugün kim ne yemiş, kim ne giymiş?" "Dayatılan fenomen yaratma merakı" hızla amacına ulaştı.

***

Bizler para sesiyle değil çocuk sesleriyle büyüdük.
Hiçbir şeyi ucuz sevmedik, hakkımız olmayan hiçbir şeye de elimizi uzatmadık.
Bizler siyah beyaz film afişlerinin önünde yalınayak çocukluğumuzu ararken, yeni moda terazilerde kötülüklerin ağır bastığı kefeler para ediyor artık!
"Gazeteci, yazar, yorumcu" etiketlerini kullanmak o kadar ucuzladı ki!

***

Doğru insanlar da var elbet.
Parmakla gösterilen ve vicdanından zerre kadar şüphe duyulmayan insanlar sayesinde saygındır, eğer saygınsa bu meslek!

Herkesin bir şeyi
Olabilirsin
Birinin her şeyi
Olmak mesele

Aradığın aşkı
Bulabilirsin
O aşka ömrünü
Vermek mesele

Sana değil bu sitem
Sırtımdaki hançerle
Seni affettim diye
Kendimi affetmedim
O da benim meselem
Hakkı Yalçın

MUTLULUK TAKVİMİ
Talih oyunlarını bırak.
Kablosuz hayatı dene.
Hiçbir konuda fanatik olma.
Kahveni evde iç.

Ne utançtır ki zenginin malı fakirin canından daha değerlidir!

BABALAR VE KIZLARI
Üç kuruş maaşla çalışan emekçi kızları düşünüyorum.
Duraklarda bir ömür harcayan, gözünü kendilerine diken otomobil züppelerine yan gözle bile bakmayan o kızların hayat mücadelesine saygılarımı gönderiyorum.
Ahlaksızlığın kökleri evlerin içine kadar uzanmışken, kızlarını emek heykeli olarak büyüten onurlu babalara da başımı eğiyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
      SON DAKİKA