Bugünkü
Takvim
  • 10 Temmuz 2020, Cuma

Eski zaman insanı

SIRTINDA taşıdığı çuvallarla bile başkalarına zahmet vermekten korkan namuslu bir adam vardı.
Çileli bir karısı iki çocuğu.
Kıt kanaat yaşardı da harama yan gözle bile bakmazdı.
Şiir yazardı kendince, cebindeki kopartılmış kağıtta dörtlükleri olurdu hep, parasız hüzünler üzerine.
Yorgun argın eve dönüşlerinde mutlaka mahallenin çocuklarıyla bir sohbeti olurdu.
*****
Gece güneşi derdik ona tertemizdi düşleri.
Yaptıramadığı dişlerine olan hayıflanmaları hiç bitmezdi.
Hayat onun için hep soru işaretiydi çengeline eski ceketini astığı.
Hiçbir mevsimde gururu değişmedi.
Parasıyla adam olduklarını zannedenlere karşı bakışı da hiç değişmedi.
*****
Yıllar sonra karşıma çıktı çocukluğumun geçtiği mahallede.
Tanınmaz bir resmin içindeyken bile tanıdım onu.
O da beni tanıdı, "arada bir yazılarını okuyorum" dedi camları irileşmiş gözlükleriyle.
Hüzünlerini istiflerken yaşamadan yaşlanmıştı da yüzünde ölüme yolculuğun telaşını gördüm.
Karısını birkaç yıl önce kaybetmiş, "beni bekliyor" dedi.
Çocuklarını sordum, "onlara verebildiğim hayatın peşinden gidebiliyorlar" derken başını öne eğdi.
Talihin böyle insanlara kapıları doğuştan kapattığını bildiğim için bir mucize beklemiştim ama beyaz bayrak astığı bir konuda meseleyi uzatmadım.
Eski zamanları dillendirdik biraz.
Yeni zaman insanlarından kendini tecrit etmişti.
Çokça yorgundu sitemli biraz.
*****
Muhabbetin sonunda gönlümden kopanı eline uzatmak gibi bir saygısızlığa soyunduğumu beni reddetmesinden anladım.
"Bilirsin ki" dedi "hayatımda hak etmediğim hiçbir şeyi almadım." Onun yüreği kıbleye dönüktü cebi değil.
Kaderini içine sindirmiş bir hayat yolcusunun karşısında dururken düşündüm de bizler böyle insanları boşuna sevmemişiz.
*****
Çocukluğum vesikalık fotoğraflarımı hala saklarken, "bir hayat hamalının onurunu saklaması sebepsiz değil" dedim.
Bu yazıyı o adamın nezdinde onurlu eski zaman insanları için yazdım.

ZAFİYET CİNAYETİ
Birçok ülkede hızını artıran koronavirüsün bizim ülkemizde de tatil yapmadığını görüyoruz.
İpin ucunu bırakanlar var.
Sanki iki ay önce başımızda deli bir rüzgar esmemiş de rüya görmüşüz.
Sanki her gün binin üzerindeki vakalara dahil olma ihtimalimiz mevcut değil.
Virüsten korunma kurallarını ihlal etmek; başkalarının yaşamasına müdahale etmektir.
Ve de koronavirüsü yaz şenliklerine davet etmektir.
Neresinden bakarsak bakalım bir zafiyet cinayetine zemin hazırlıyoruz!

MUTLULUK TAKVİMİ
İyilik yaparken kimseyi araya sokma.
Yolda yürürken şarkı söyle.
Tabiat konulu fotoğraf çek.
Çocuklara satranç öğret.
Balık tut.

Uğurlu geldin bana
Kalbin geleceğimi
Ellerinde tutuyor
İnsan senle olunca
Gözlerine bakınca
Her şeyi unutuyor
Benim bütün dualarım
Melekler duysun diye
Her öpücük kalbine
Güzel uyursun diye
Bebeğim aşk meleğim
Hayat denen yokuşu
Seninle aşacağım
Yemin ederim
Meleğim gözbebeğim
Attığın her adımda
Yanında olacağım
Yemin ederim
Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya