Bugünkü
Takvim
  • 26 Şubat 2019, Salı

Bir var bir yok!

Yıllar önce Antalya'da foseptik çukuruna düşen 4 yaşındaki torununu kurtarmak için, gözünü kırpmadan o çukura atlayıp ölen bir dedeyi hatırlıyorum.
O kurtulan torun büyümüştür ve şimdi dedesini her gün rahmetle anıyordur.
Yine yıllar önce Bahçelievler'de belediyenin açtığı rögar çukuruna düşüp ölen 4 yaşındaki bir kız çocuğunu hatırlıyorum. Babası davacı olmamış ve kan parası almıştı.
O babanın kızının ölüsünden kazandığı parayı çatır çatır yerken neler hissettiğini merak etmiyorum.
Sadece mahşerini merak ediyorum!
Antalya'daki onurlu dedenin cennetine inat!
*****
Bundan 5 yıl kadar önce Kocaeli'nde tehdit ve şantajla 13 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edilmişti.
Kızın durumu içler acısıydı.
Boşanmış bir ailede babasını hayatında iki kez görmüş ama annesiyle de arası yoktu ve ninesinin evinde kalıyordu.
Bu çaresizliği fırsat bilen ve kız çocuğuna tecavüz eden bir sürü çakal üremişti de, yakalanıp çıktıkları mahkemede çakal savunması sisteme uygundu. "Kızın yaşı büyük gösteriyordu hakim bey!" Onları savunan avukat o çakallardan aldığı parayı yerken kendisiyle nasıl gurur duymuştu kim bilir!
O çakalları serbest bırakan mahkeme onlara gününü gösterebilseydi bugün kaç kız çocuğu kurtulmuştu kim bilir!
*****
2015 yılının Şubat ayı İstanbul.
Sokakta kartopu oynayan bir delikanlı kazayla esnafın camını kırmıştı.
Esnaf önce beyzbol sopasını almış, kazayla camını kıran delikanlıya vurdukça vurmuş, ardından bıçağını defalarca saplayıp delikanlıyı öldürmüştü.
O katilin işlediği cinayetten sonraki sözleri hala aklımda.
"Ben bir yıl bile hapiste kalmam!" Katillere cennet ülkesiyiz ya aradan 4 yıl geçti o katil kesin sokaktadır.
Ve kazayla camını kıracak yeni delikanlıları beklemektedir. Nasılsa İstanbul'a beklenen kar da yağdı.
Fırsat bu fırsat!
*****
Çakallık bu kadar itibar görürken, bir zamanlar şairlik para edermiş.
1960'lı yıllarda İzmir'deki gazetelerden birinde "şair aranıyor" başlıklı ilan.
"Fuar Ada sosyetik tavernasında aşk ve kadın mevzuunda davet edildiği masalarda şiir söyleyebilecek bir şaire ihtiyaç vardır.
Ücret kabiliyetine göre verilecektir." Tavernalarda öylesine naif bir müzik anlayışı varmış ki, masadaki şairi bile duyabilecek bir ortam mevcutmuş demek.
Ya da masalar dolu olsa da insanların içindeki boşluğu dolduracak bir şaire zorunlu ihtiyaç varmış.
*****
Bir varmış bir yokmuş!
Zaten bir varız bir yokuz!
Gözümüzü açıp kapamak gibi hayat!
Ama o para ihtirası ihtiras yok mu!
Ne yaşanacak çocuk bırakıyor ortalıkta ne haysiyet ne onur.

SENDROMUN HASI
İngiltere'de yapılan araştırmaya göre çalışan kadınların en güzel günü pazartesiymiş! Haftaya mutlu bir başlangıca mahsuben! Türkiye'deki kadınlara sorsunlar pazartesiyi.
Okkalı bir cevap alırlar, "sendromuyla" birlikte.

MUTLULUK TAKVİMİ
Bebek tırnağı kes.
Girdiğin kuyrukta saygılı ol.
Tutamayacağın sözü verme.
Pratik yemek üret.

Bir sabah
Bütün sokakları
Süsleyeceksin o şehrin
Bütün duvarlara
Adımı yazacaksın
Bıraktığımız yerden
Başlayacağız aşka
Nerden kaldın diye
Kızmayacaksın
Bir sabah karşında
Göreceksin beni
Yüreğinde anılar
Canlanacak
Gidişim suskun
olmuştu
Dönüşüm
Muhteşem olacak

Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya