Bugünkü
Takvim
  • 30 Mart 2017, Perşembe

Geri çekilmek yok

Geçenlerde televizyonda kadına şiddetin göreceği tepkiye yönelik mizansen bir çekim izledim.
Kadın dernekleri bu kadar haykırırken.
Devletin yetkili kurumları bu konuda yayınlar yaparken, şiddete karşı koyma konusunda toplumsal ilerleme var mıydı acaba?

***

Erkeğin biri yanındaki genç kızı yolda tartaklıyordu da, insanların beğenisine sunuyordu şiddetini.
Kadını erkekle eşitleyen gerçeklere bile itiraz edenlerin bol olduğu bir memlekette, bu görüntüye ilgi gösteren yoktu.
Atasözleri geçidi başladı.
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!" "Başımı belaya mı sokacağım!" Anneliği temsil eden kadınların ayaklarının altındaki cennete inat sözler cepteydi.
"Dayak cennetten çıkmadır!"

***

Mizansen sahnelerde abartı yoktu, şiddeti uygulayan delikanlı da genç kız da rolünü gerçek gibi oynuyordu.
Bir bedava simit için birbirini ezen insanları gördüm de, bir genç kızın sokakta tartaklanması karşılıksız çıkacak bir çek muamelesi gördü.
Ayakta uygulanan şiddet, erkeğin genç kızı yere yatırıp ağzını burnunu kırmasıyla bile "erkekçe tepki" görmezdi.
İnsanların, ezilenin yanında olmakla ilişkisini kestiği gün gibi ortadayken, nihayet bir polis memuru olaya müdahale etti.

***

Sonraki sahnede yüzü gözü mor genç kızın yalnızlığına iki kadının ortak olduğunu gördüm.
Polisin olaya müdahale etmesiyle durumu öğrenen ve genç kızı bir anlık da olsa sahiplenen o iki kadın genç kızdan şikayetçi olmalarını istediler.
"Hayır" dedi kız "Beni öldürür." Programın öznesi aslında bu olmalıydı.
Bilinçaltına işlenen korkunun alfabesine karşı çıkmak.
Çünkü birçok şiddet olayı bu korkuyla beslendiği için, arkası kesilmiyor.

***

Kadınlar bizim ülkemizde "öteki" diye tanımlanırken.
Kadınlığın dışlanması bir yana.
Kadına şiddetin itibar görmesi öbür yana.
Kadınlar için yasalar bile bir çakalın kravatıyla indirime giderken.
Bu şiddetin önü hep açık kalıyor!

***

Ama geri çekilmek yok.
Üstüne üstüne yürümek varken şiddetin.
Ve çakallığın.

***

Boşuna değil!

Mankenlerden biri ölüp cehenneme gitmişti.
Kapıdaki görevliye daha önce ölmüş olan kocasıyla buluşmak istediğini söyledi.
"Ben ne bileyim" dedi görevli, "Bizde o kadar çok Kenan var ki." Manken, "Benim kocam özeldi" deyince, görevli ondan ayrıntı istedi.
Manken, "kocam keldi, yeşil gözlüydü.
Bana o öldükten sonra başka birisiyle birlikte olursam, mezarında ters döneceğini söylemişti." "Anladım" dedi görevli, "bana fırdöndü Kenan'ı getirin."

***

Duyguların arkeolojisinde siyah beyaz yılları, gökkuşağına değişmem.

***

Mutluluk Takvimi
Martılara simit at.
Anıların fotoğraf sergisinde dolaş.
Sabah yürüyüşü yap.
Kan ver.

***

Şu sıralar
Yasını tutuyorum
Anam ağlıyor ama
Galiba yavaş yavaş
Unutuyorum

Artık göğsümde
Uyumuyor anılar
Yine bizden ayrı yattın
Her gece seni çağıran
Şarkılarım da sustu
Sen hepimizi aldattın

Hayatımdan gelip geçen
İkiyüzlü oyuncusun
Biraz öfke çokça nefret
Daha ne olsun

HAKKI YALÇIN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya