Attığı golden sonra da yok olmayı!
Yarından sonra "emek hırsızı" olarak anılacak!
Kendine ihanet etmenin adıyla sanıyla!
Ama bir gerçek var.
Bunlar bizim futbolcularımız.
Yüreksiz ve haramzade!
Fırsattan istifada etmeyi kazanç sayan zavallılar!
Hapisteyken kendisi için ölesiye mücadele edenlerin, "yönetim istifa" haykırışına bile tahammül edemeyen başkan, tribünlerde estirilen korku ve terör ortamına sesini bile çıkarmıyor.
"İstifa" diye bağıranlara ana avrat söven ve onları tribünden atan kabadayılar var.
Neredeyse infaz bildirileri dağıtanlar!
Aziz Yıldırım'ın haberi olmadan kim yapabilir bunu?
Bu yanlış kurulmuş denklemin bir dönüşü olacaktır kuşkusuz!
O yüzden tribünler boş! Onlar da şimdilik saygılarından susuyorlar.
Hakemlerin durumu ortada.
Mutfak robotları bile onlardan daha yürekli.
Her köşe başında bir eyyamcı üretilirken, meslek onurunun zerre kadar değeri yok!
O yüzden onların da bizim gözümüzde çöp kadar değeri yok!
Onlar yıllarca bu ülkede her türlü edepsiz dili, futbol diye yutturan imparatorların, kralların tercümanlarıdır.
Onlar ekranlarda küfür kıyamet malzemeli "harika yemekler" yapan aşçıların müşterileridir.
Yöneticilerinin emir erleri!
Yıllarca ahlaksızlığa zarf atanlar şimdi mektupların içinde yazılanları da okuyacaktır. Türk futbolunun canına okudukları gibi!