CANLI YAYIN

Yazı mı tura mı?

Eklenme Tarihi 24 Haziran 2009
Çocukken yazı tura oynardık da, hep tura derdim, madeni para havaya atıldığında.
Tura görünen yüzüydü hayatın.
Yazı sinsi yanıydı.
Tura bebekti. Yumulmuş parmak, kağıttan gemi.
Yazı uçurtmanın ipine atılan jilet.
Turada masumiyet vardı, açıklık.
Yazı, arkadan gelen beklenmedik darbe.
***

Tura güneşti, kazanmaktı.
Tura ormana düşen yıldız, tura masaldı, Anka kuşu.
Yazı en acımasız gerçek, dünya politikası.
Kaybettiğimiz hayat kumarı, yarım kalan öğrenim, kursakta kalan heves.
***

Tura en yakın dosttu, hangi yöne gideceğimize karar veremediğimiz zaman, bizlere yol gösteren rehber.
Tura melekti.
Yazı yalancı bahar, bizi didikleyen haşere.
İşkence, düşünceye çekilmiş silah.
Tura ülkemizdi, geleceğimiz.
Yazı çeteydi, linç toplumu, dünyanın kirlenme sebebi.
İnsanları satın alan en aşağılık güç!
***

Tura hayatın maskesiz yüzüydü.
Yazı, borsaydı, Amerika, kefenin cebi.
Tura serçeydi, yazı akbaba.
Tura dostluktu, yazı maddiyat!
***

Yıllarca tura dedik diye, suç işlemiş sayıldık.
Kara listelere yazıldık.
Böyle bir yenilgi beklemediğimiz içindir ki, bizleri satanların isimlerini sadece duvarlara yazabildik.
Onlar kazandı, biz kaybettik.
***

Bugün sorsalar bize, "Yazı mı tura mı?" diye.
Yine tura deriz.
Biz parayı değil, dostluğu ve hayatın o masum yüzünü severiz.
Ülkemizin alın "yazısını" değiştiren, karanlık aydınlara inat!