Dağlarına bahar gelen ama acımasız gerçeklerin hüküm sürdüğü yörelerden kalan.
Töre ölümün keskin bıçağıdır. Uzun bir hikayenin en kısa özeti.
Toprakların emrini yerine getiren bir kurşun, bakır kapları kalaylayan gelenek.
Sadece ölüme susamaz töre.
Saygısı da derindir.
Cehaleti de.
O topraklarda haksızlıklara karşı durmak da töredir Yasak aşkın bedelini ödetmek de!
Zaman unutsa töre unutmaz.
O töre ki, kardeşi bile tanımaz!
Doğu'daki toprakların mirasıdır töre.
Ama o topraklardaki insanları cehaletin ve sefaletin ortasında bırakmak da devlet töresidir.
Mezralar mezar taşıyla doludur.
O yörelerdeki hayata ışık veren oldu mu?
O insanlara özgür ve eşit bir hayat verildi mi?
Devletin imkanlarını o topraklara taşımayan düzene karşılık...
Onlar törelerini şehre taşıdıysa sebepsiz mi?
Her şeyin bir töresi var.
Sağcılığın töresi yağcılık.
Solculuğun töresi kapyaklık.
Ayrımcılık da, yoksulluk ve sefalet de bir töre.
Parası olan bir katil özgür olabilir.
Bu da bu toprakların en utanmaz töresi değil mi?
Televizyon dizilerine bakın, yarışmalara!
Toplumun kanını emmek de onların töresi!
Kaç değeri katlediyorlar, kaç çocuğu uyuşturuyorlar hesaplayan var mı?
Bunun adı da, "Parayı kazan da nasıl kazanırsan kazan töresi!"
Soysuzlukların ayakta alkışlandığı törelere ses yok!
Şeytanlıkların iplerinin çözülmesi tören havasında kutlanıyor.
Ucuz kadınları birinci sayfalarının sağ üst köşesinde ağırlamak da gazeteciliğin töresidir.
En namuslu töre cana değer vermek, haksızlıklara karşı durmak.
Haktan hukuktan yana olmak!
Ama töre denince bütün suç Doğu'daki insanların üzerine kalıyor ya!
Bu da haksızlığın töresi!
***
Yasa dışı dinleme yapanların tahliye edildiği bir ülkede hukukun adını siz koyun!
***
Yılmaz Morgül
Yılmaz Morgül, 17 yıl içinde 3 binin üzerinde yardım konseri verdi.
Çocuk sağlığı için, o çocukların yaşamasına bir nebze olsun hayırda bulunmak için.
Yüzlerce tekerlekli sandalye dağıtımına aracılık etti.
Ne o çocuklar için oluşturulan yaşam odalarına ve sınıflara adını yazdırdı, ne magazin sahnesine çıkıp göz boyadı.
Bunu Allah aşkına yaptı, insanlık onuruna.
Hala kirada oturuyor, bir otomobili yok.
Ama Yılmaz Morgül' de olanlar; çocuklara yardım bahanesiyle aslında kendi çıkarlarının kapısını açan ikiyüzlülerde yok!
Bu gurur da ona ait.
***
Kalbimin tamamını
Sende bıraktım
Hüzün benim için
Biçilmiş kaftan
Aşka dair her suçu
Üstlendi kalbim
Hiç yararlanamadım
Ben şartlı aftan
Sevda kayıtlarında
Adım tutuklu
Gerekçeli karar
Fazla sevmişim
Uğrunda ölmeyi
Göze alıp da
Bırakın yakarsa
Yaksın demişim
Hakkı YALÇIN