ALANYASPOR maçında gördük ki; Fenerbahçe ayakları da yüreği de sahanın içinde olan futbolcular takımı.
Rakip alana su gibi akarken, rakibin posasını çıkaran enerji bir yana, tribünlere keyif veren güzellikler diğer yana.
Fenerbahçe'nin saklayacak bir sırrı yok, bu takımın hedefe kilitlendiği ortadayken, kulübedeki zenginliği de artı değer, her pozisyonu ciddiye alan Jorge Jesus'un saha kenarındaki duruşu da.
Kurduğum cümleler liderliğe gönüllü olmanın tercümesi.
***
Beşiktaş'ta garip şeyler oluyor.
Yanlışların köklerine inildiğinde birilerinin kendilerini ele vermesi kaçınılmaz.
Takım her maçta kaybetme riski taşıyorsa, Beşiktaş'ın ruhuna aykırı düşen bir teknik adamı işaret etmemiz zorunlu.
Çünkü takımın kuyusunu kazan adamın adı Valerien İsmael.
Bazıları tarihe "korkak" diye yazılır, endişe başladığı zaman sözleşmeler bile bozulur.
***
Galatasaray'ın Konyaspor karşısında futbolu çelişkilerle doluydu. Kazanırken kaybetme ihtimalini de yansıttı ama çekim gücü maçı koparmaya yetti.
Zamana ihtiyacı olduğu açık olan bir takımın önü kapalı değil.
Trabzonspor, Gaziantep maçında geçen sezon aşina olduğumuz "geri dönüşlerinden" birini sergilerken kendini geri istedi.
Var olduklarının bilincinde olanlar yok olmayı her zaman reddeder zaten!