Okul yönetiminin açıklaması:
"Sizleri kovduk!"
Aferin! Tarihe geçtiniz.
"Eğitmen" olmakla, "öğütmen" olmak arasındaki farkı bilmeyen nice okul müdürünün, ülkenin gençliğinden neler aldığını izliyoruz.
O çocukları okuldan kovmak için icat edilen kuralları boş verin.
Meselenin masum yanına bakın.
TEKEL işçisi, hangi siyasetin simgesi?
Analarımızı, babalarımızı ve kardeşlerimizi temsil etmekten başka.
Yoksulluk ve çaresizlikten gayri!..
Farz edelim ki, 24 çocuk, yanlış sulara girdi.
Kalaşnikof'la taranması mı gerekiyor?
Bu mu öğretmenliğin yasası?
Kuralların uygulanmasına gelince...
Milli Eğitim Bakanlığı ve müfettişler bir araştırma yapsın, o öğretmenlerin ve okul müdürünün ihlal ettiği sayısız kural bulurlar.
Para toplamak gibi... Okulun ihtiyaçlarını, velilerin sırtından gidermek gibi.
Kitabına uydurulan boya ve badana işleriyle, kantini istediği kişilere işletme hakkını sorgulasınlar bakalım. Altından neler çıkacak?
Kendilerine gösterdikleri hoşgörüyü, öğrencilerinden esirgeyenlerin peşini bırakacak mıyız?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfettişleri, böyle günler için yoksa, hangi gün için var?
Onlar gibilerine profesyonel öğretmen deniyor. Kimileri anne, kimileri baba.
Bu karanlık ve tehlikeli ülkede, çocuk yetiştirmenin ne olduğunu biliyorlar.
Sokaklara atılan çocukların ne olacağını da...
Beş duyuları kaybolan okul yönetimi için, bizim de saygımız kaybolmuştur.
Onlar sokaklara 24 çocuk ölüsü daha ısmarladılar. O yüzden her sabah aynaya gururla bakabilirler.
Onların bu görkemli eylemine, kayıtsız kalamazdım. O yüzden kantine haber saldım.
Her sabah benden de onlara 24 çay.. "Tavşan kanı deminde!"
Boğazlarından geçen her yudumda hayat bulsunlar...
Harcadıkları 24 hayata karşılık...