Galatasaray yine son dakikada kazandı. Bunlar netice adına güzel şeyler. Peki ya gerçekler? Sonuçlara bakıp nedenleri es mi geçeceğiz?
Podolski üçüncü dirseğini attı.
Ama Fırat Aydınus bir pozisyon zorbasını korumaya aldı.
Sahanın ortasındaki adaletsizlik, düdük kanaması mı, beyin ölümü mü?
Bunun cevabını Merkez Hakem Kurulu versin! Hala bunları yazarak bu meslekte adalet umuyorsak.
Allah bizlere akıl fikir versin!
Ekranların "marka değeri borsasında" yorum yapan tüccarları da bu kirli oyunun parçaları. Bu takım ve bu adam da hala onurlu biçimde direniyor.
Kayserispor'a getirdiği dişli sistemle, sahanın kenarında sakin duruşu arasındaki sevimli duruşuna.
Futbolun yalama olmuş teknik adamlarına "kurban olan" başkanlar, Sergen'deki başkalığı kabul eder mi?
Kendileri tarafından seslendirilen teknik adamlığı reddedip de!
Kendisine yönelik eleştirilerin sonunu futbolunun gelişmesine bağladı.
Söyle bakalım Selçuk!
Abdullah Avcı milli takımın başındayken, onu imha etmek için Burak Yılmaz'la birlikte organize olmanızda kimin payı vardı?
O organizasyonun Türk futbolunun gelişimine ne kadar katkısı oldu?
Romanya maçında "sakatız" ayağına forma giymemenizle.
Estonya karşısında attığın golden sonra sevinmeyişin kimleri sevindirdi de, Türk futbolu yarınlar için büyük bir adım attı?
Lütfen bunları da anlat ki.
Gelecek nesiller senin Türk futbolunun gelişimindeki aslan payını öğrensinler!