13 yaşındaki küçücük kızlar evlendiriliyor.
14 yaşında anne oluyorlar.
16 yaşında hayatlarına nokta konuyor.
Onlar, anneleri babaları yaşasın diye ölüyorlar, ya da öldürülüyorlar herhalde.
Dökülen yaprakların, yeşerecek yapraklara hayat vermesinin bir sırrı vardır.
Buna, kendisinden sonra gelenlere hayat vermek denir.
Peki, küçücük kızlara hayat vermesi gereken "büyük düşünce" nerede?
O yüzden bazı çocuklar, ancak ölümleriyle hatırlatırlar kendilerini.
Yaşarken değil.
Çocuk yaşında evlendirilen ama henüz ölümün kıyısında gezintiye çıkarılan binlerce kız çocuğu var.
Onların varlıklarını gazetelere haber oldukları zaman hatırlıyoruz.
Mezar taşlarında tarihleri gençleştirmekle, 13 yaşındaki kızların evlenmesindeki gerçeği "geçiştirmek" arasında bir yakınlık varsa.
Elbet bunun bir sorumlusu da olmalı.
16 yaşında öldüklerine bakmayın.
Onların ki ölüme gelin gitmek.
Hayat bile adil değil.
Provasız oynanan ölüm oyunu.
Görünüşe bakılırsa...
Böyle ölümler gazetelerde haber olmaktan başka hiçbir yan etki yapmıyorsa.
Bu düzen daha uzun yıllar etkisini sürdürecek demektir.
O yüzden sıradaki gelsin.
***
Şerbet
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın yeni Genel Sekreteri İyad Medeni, Ankara'da konuşuyor. "Karakterimle ilgili şüpheleri silmek için söyleyeyim. Ben kahveyi şekersiz içerim.Türkiye'de eğer kahvenize şeker atarsanız karakterinizle ilgili şüpheler oluşabilir."
Karakter dediği de, kahvedeki şekerin öznesi de cinsel mesele.
Böyle adamların karakterleriyle ilgili şüpheler "dağ gibi" olduğu içindir ki, kahvenin şekeriyle kendilerini kurtardıklarını zannederler.
Aslında içlerinde kurtlanmış nefret vardır.
O nefreti şerbetli içerler!
***
Bazıları o kadar olumsuzdur ki. Kendisiyle aynı görüşteki insanlara bile karşı çıkar.
***
Ne büyük acı
Gezi Parkı'nın çevreci sembolü "Kırmızılı Kadın" suçsuz bulundu.
Kendisine orantısız güç kullanan birine karşı heykel gibi duruşuyla , elbette o kadın masumdu.
Şimdi o kadına biber gazı sıkan polisin hapsi isteniyor.
Adaletin varlığından o kadar şüphe duyuyoruz ki.
Masumla suçluyu birbirinden ayıran olağan kararı bile "olağanüstü" görebiliyoruz.
Ne büyük acı.
***
Çocukları televizyondan uzak tut.
Kuşlara yem at.
Hasta yakınını ziyaret et.***
Sevda kayıtlarında
Adım tutuklu
Gerekçeli karar
Fazla sevmişim
Uğrunda her şeyi
Göze alıp da
Bırakın yakarsa
Yaksın demişim
Yasındayım
Her gece gözlerinin
Şarkısındayım
Yasındayım
Kazanılmış her şeyi
Kaybetsek bile
Ben hala sevdamın
Arkasındayım
Hakkı YALÇIN