CANLI YAYIN

Şehit polis

Eklenme Tarihi 08 Ocak 2015
Camlar üşüyordu, kapılar.
Kapıların önündeki insanlar.
Kuşlar üşüyordu da, metrekareye binlerce kar tanesi düşüyordu.
Sultanahmet'e bir canlı bomba.
***

Polis memuru Kenan Kumaş geçmişte fizik öğretmeni.
2 aylık bebeği var.
Anne kursağını bekleyen kuşları biliyordu da, sokakta üşüyen çocuklara başka bakıyordu.
Turizme adaklı bir görev alanının içinde, yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruluydu anafikri.
Eşi Gülcan Kumaş'la kurduğu küçük dünyasında, o da hayatın zorluklarına karşı bizler kadar tutukluydu.
***

Dünyaya kalbiyle bakanlar için bütün menzillerde insanlık vardır.
Bir karaltı yanaşırken yanına, nereden bilsin Kenan Kumaş!
İnsanın ayak bastığı yer mayınlanır mı?
Barışı kuşa çevirmek isteyenlerin, canlı bomba meraklısı olduğunu nasıl tahmin etsin.
Bitti farz edilen eski zalim resimler yeniden yayınlanır mı sokaklarda?
Ne yazık ki acımasızlığın kolları uzayınca ömür kısalıyor.
Ve yayınlandı! "Kenan Kumaş şehit!"
***

Hangi düşünce bir polis memurunu katletmek için canlı bomba olmayı kabullenir?
Hangi insan bunu kendine hak sayar?
Kendi ömrünü ateşe verirken, karların üzerini kanla kaplayan hain ressamlık, hangi zavallı düşlerin dışavurumudur?
Hangi davanın temsili?
***

O kadar acımasız bir sistemin içindeyiz ki!
Bir polis memurunun katledilmesini bile siyasete yoranlar var.
Patlayan bombaları hak sayanlar.
Canlara verilen değeri yok sayanlar.
Canlı bomba mektupçuları arsızca adres belirliyorlar ya!
Onlar kalleş bir hançer olarak kazık kakıyorlar dünyaya!
***

Kör ayazda ocaklara düşen ateşe gelince.
O polis memurunun 2 aylık bebeği, birileri gülsün diye ağlamıyor!
Böyle bir hevesi olan varsa.
Aynaya bakacak yüzü yok demektir!

***

Yaşamak
İnsan kaçakçılığı gemilerle sürerken, Türkiye'den kalkan 15 gemiden söz ediliyor.
İşin en acı yanı, kaçakçılar bir gemiden 3 milyon dolar kazanırken, o gemiye binebilmek için böbreğini satan insanların olması.
Şerefsiz kaçakçılar o parayla lüks içinde yüzerken, yoksul mültecilerden kalan en anlamlı gerçek. "Yaşamak; böbreğinden vazgeçecek kadar değerli!"

Mutluluk Takvimi
Karda yürürken ellerini cebinden çıkar.
Şoförlükte acemiysen trafiğe çıkma.
Kışı bahane edenlerin pahalı ürünlerini satın alma.

Adına aşk demiştik
Bizi tanıyor zaman
Üstüne titremiştik
Tende kanıyor zaman

Bir gün baktım ki
Ne varsa bizi yaşatan
Hepsini alıp gitmişsin
Şimdi ardımızdan
Ağlıyor zaman

Ya gözlerin de
Terk edecek bu şehri
Ya sen geri döneceksin
Bekliyorum sabırla

Yoksa birazdan
Yokluğun çıldıracak
Denizleri taşıracak
Gözümdeki son damla
Hakkı YALÇIN