Meydanlara, konuşulanlara.
İnsanların birbirlerine seslenme biçimlerine.
Ne çok şeyimizi kaybetmişiz.
En çok da zarafetimizi.
Madem ki herkes devlet ve millet için aday.
Ağzıyla kuş tutmalarına gerek yok.
Bir parça masumiyet arıyor insan.
Çocuklar aşkına!
Gençliğimizde mahalleye gelen siyasetçilerin hikayelerini severdik.
Esprili bir dille en fazla seçim haylazlığı yaparlardı.
Şimdi görüyorum da.
Bir karanfil taşımak ne kadar da zormuş!
Uzun namlulu cümlelere kurşunları yerleştirmek varken!
İşin en acı yanı.
Kusurunu sahiplenen yok.
Şarjı bitince prize sokulan nefretin her hali mevcut!
O yüzden sokaklarda birbirini katleden insanların ilham perilerini aramaya da gerek yok.
Bir adam çıksaydı. "Bana oy vermeyin ben yalancıyım.
Ben devlete millete hizmet etmek için değil, kendi çıkarlarım için sizden oy istiyorum" deseydi.
Saygı duyardım.
Seçime katılanlarda bir özellik bulabilmek önemli artık.
Sürekli soruyorlar. "Seçimin sonuçları ne olur?" "Siyasi yazarlara sorun" diyorum. "Ben çocukların uçurtmasına takılıyım!"
Sabahları hala Demis Roussos dinliyorum.
İlhan İrem'i, Fikret Kızılok'u, Ersan Erdura'yı.
Hala Sadri Alışık filmlerini izliyorum.
Eski İstanbul fotoğraflarına bakınca içim gidiyor.
Şimdiki çocuklardan çalınan sokaklardaki gökdelenlere bakınca kahroluyorum.
Ramazan sofraları denince lüks oteller değil mahalle sofraları geliyor gözlerimin önüne.
Paranın değil hala insanlığın derdindeyim.
O yüzden eski güzelliklere veriyorum oyumu.
Göğsümü gere göre!
O yüzden...
Siyah beyaz yılların bir gününü.
Şimdiki zamanın bir yılına değişmem!
Bu yaşımda bile!
Bedri Koraman
Bedri Koraman'ın çizgilerinde başkalık vardı.
Bedri Koraman'ın çizgilerinde bir dahinin imzası vardı.
Yüzü gibi gülerdi o çizgiler.
Karikatürün sanatçısıydı, şövalyesiydi.
Bu meslek Bedri Koraman gibilerini uğurlarken, ne çok şeyi kaybettiğini biliyor.
Harika bir insanı, bir ustayı, gerçek
bir gazeteciyi. Son kuşlardan birini daha.
Mutluluk Takvimi
Yöresel yemekler ye.
İlaçları çocuklardan uzak tut.
Çöpleri ayırıp boşalt.
Dedikodu yapma.
Çocuklara satranç öğret.Bu gece bu şehri
Terk ediyorum
Hasrete yolcuyum
Karanlıklarda
Kalbinde bir ömür
Kalmak isterdim
Aşk kadar gerçektir
Ayrılıklar da
Boşver beni kader ne der
Hayat böyle gelen gider
Çok sevmenin bedelini
Yaralı yürek öder
Bu gece benim için ağla
Harcadığın aşka ağla
Sana gözlerimi bıraktım
Unutama yaşadıkça
Hakkı YALÇIN