CANLI YAYIN

Sanat ve zarafet

Eklenme Tarihi 03 Nisan 2018
Hafta sonunda Musiki Eseri Sahipler Grubu Meslek Birliği MSG'nin başkanlık seçimi vardı.
Meslek birliğinin temelinde sanatçı ruhunun egemen olması gerekirken gördüklerime şaşırdım.
Seçime korumalarıyla gelen kabadayılar vardı.
O yönetimi oluşturmanın özünde eser sahiplerine daha iyi şartlar geliştirmek yatıyorken sanki bir parti kongresi vardı da saygıdan eser yoktu.
Candan Erçetin'in listesi başkanlığı kazandı.
Tabii ki daha tutkulu olan daha hazırlıklı gelen kazandı.
Ama kendilerini kaybedenlere bakınca, "birçok şeyden ümidimizi kesmemiz sebepsiz değil" dedim.
***
Sezen Aksu da seçimin içindeydi.
Candan Erçetin konuşmasında ne kadar zarifse Sezen Aksu o kadar kabaydı.
Üyelerden birini mikrofonla "geri zekalı olmakla itham edecek kadar" kendini kaybetti.
Hangi kimlik, hangi apolet bir insana böyle bir söz söyleme hakkı tanır? Şarkılara ruh veren, bizim tanıdığımız Sezen Aksu birçok kişinin gözünde resimlerini yaktı.
Günün sonunda seçim zaferi Candan Erçetin ve ekibine kaldıysa, Sezen Aksu'ya da günün seviyesini düşürmek kaldı.
***
Telif hakları sanata emek verenlerin en çok yara aldığı gerçeklerden biridir.
Dağıtılması gereken paranın faiziyle saltanat sürmenin emekçilerin haklarını savunmakla hiçbir ilgisi olmadığı ortadayken, yenilik hareketlerinin elbette daha güzeli, daha iyiyi sunmasını bekliyor herkes.
Ama işin içine para girdiği zaman, resimlerin dışına çıkanları gördüğümüzde, "bu ülkede paralanmadık ne kaldı?" diye sormadan edemiyoruz.
***
Sanatın doğasında zarafet ve adalet zorunludur.
Dünyanın bütün dillerinde böyle yazılmıştır böyle okunur.
Bir seçimle fethedilen kalede bayrak dikilecekse, o meslek birliğinin yarınlarına ışık saçmanın bayrağı dikilir. Kişisel gösterilerin değil.
Meslek birliğinin yapı taşları eser sahipleridir.
O yüzden kazanan Candan Erçetin nezdinde bütün emekçilerdir!
O koltukta oturmak emekçilerin hakkından başka güç içermez çünkü!

EMNİYET'E ÇAĞRI!
Çakarlı aracı kontrol ettiği için görevden alınan polis memuru göstermiştir ki; görevini yapanları görevden alan bir sistem oldukça, İstanbul çakarlı araç cenneti olacaktır.
Ben yine de kendimi Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bir çağrı yapmakla yükümlü hissediyorum.
İstanbul'da çakarlı aracı kontrol ettiği için görevden alınan polis memuruna sahip çıkmak, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün görevidir.
Çünkü görevini yapan polis memurunu açığa aldırmak haksızlığın fiyakasıysa, kendi memuruna sahip çıkmak da emniyet güçlerinin asil görevidir.

MUTLULUK TAKVİMİ
Eski bir şarkıda hüzünlen.
Çocuklarla fotoğraf çektir.
Dawn sendromlu çocuklara destek ver.

Bir çocuk tanıdım
Aşkı tanımayan
Bir masal kuşuna
Kanatlar taktı
Yüreğini ısıttı nefesiyle
Sevdası kor gibi
Gözünden aktı

Bir çocuk tanıdım
İçindeki yangını
Söndürmek için
Kendini yaktı
Kalbi köy mezarlığı
Giderken kalbini
Bana bıraktı

Hakkı YALÇIN