Değer Deniz adlı müzisyen kadın, Beyoğlu'nda odaları günlük kiraya verilen bir evde öldürüldü.
Elleri şarj kablosuyla bağlanıp, çanta kayışıyla boğularak!
Bunlar gibi öznesi kadın olan sayısız ölüm ve yaralama haberleri.
Kışın öldürülen kadınların sayısını unuttuk ya.
Yaz mevsimi için bıçaklar yeniden bileylendi, kayışlar hazırlandı.
Yeni katliam modelleri hayata geçirildi.
Bu ülkede harika bir erkek düzeni var.
Dayağın kralını kadınlar yiyor!
Yoğurdun kaymağını erkekler!
Yeni yiğitlerin yoğurt yiyişi de böyle!
İyi halden muzdarip yasalarımızın eşliğinde!
Erkeklere kurban olan hukukumuz bilsin ki! Annesi öldürülen çocuklar kimsesiz de büyür. Masalsız ninnisiz!
Ama o çocuklar, annesini öldüren babasından da bunun acısını çıkartacaktır.
Toplumdan da!
Salgınları sadece kuşlarda, tavuklarda arıyorlar. Oysa öldürme şehveti de yeni erkekliğin salgını!
Gözlerimin önüne eski zaman fotoğrafları geliyor.
O yürekli yıllardaki şövalye ruhu.
Hayatın sopasını yedikleri halde, kimsenin hakkını yemeyen, kadınları çocukları gözü gibi sakınan eski mahalle delikanlıları.
Bir saksılık çiçeğe bile yer kalmayan mahallelerde. Ne eski delikanlılar kaldı artık, ne yürekli adamlar.
Ne eski saygıların ipek kozaları.
Ne masaların üzerindeki içi dolu vazolar!
Erkeklik; 1980 öncesindeki eski yerini arasa da bulamaz!
Kadınları bıçaklarken, çocukları katlederken.
Uyuşturucu satışlarına gözlerini yumarken.
Yetimin öksüzün kanını emerken.
Ve para için kuyruk sallarken!
O yüzden "Hey sizler!" diye haykırıyoruz bazen. "Irkçılar, seri katiller, sistemin eseri katiller.
Sözde maçolar, özde palyaçolar.
İnsanlıktan çıkmanın yeni türleri.
Kadınları katletmenin uvertürleri.
Şakşakçılar, ahlaksız ahlakçılar!"
İyilikle devrilenler ülkesinde kötülükle ayakta kalanları işaret ediyoruz.
Ama nafile!
Giderek birbirine benziyor herkes.
Erkekler istemeseydi.
Bunların hiçbiri olmazdı.
Sebepsiz değil
Meydanlardaki konuşma dillerine bakıyorum.
Toplumsal bozulmanın sebebini oluşturanlara.
Zarafetin katline çanak tutanlara.
Nereden nereye geldiğimize.
Ve bir daha asla eski zarafeti bulamayacağımızı bildiğim içindir ki.
Ne zaman siyasi bir miting görsem,
televizyonun sesini kısıyorum.
Mutluluk Takvimi
Hiçbir şeyi özgürlüğe değişme.
Birini uğurlarken gözden kaybolana kadar bekle.
Günü kolay harcama.İstanbul'da bir ev
Evde bir oda
Odada bir resim
Resimdeki sen
Evi hasret götürüyor
Gel nerdeysen
Seninle cenneti
Yaşamış birine
Sensizliği cehennem
Diye bıraktın
İnat ettim ama
İnkar etmedim
Beni sen yaktın
Senden sonraki halim
Denizden uzak yosun
Güneş nasıl doğarsa
Sabahlarıma
Benim için sen o'sun
Hakkı YALÇIN