Hem düşünceye, hem tarihe, hem inanca, hem de mesleğe saygıdır.
İnsanlar inançlarına saygı gösterilmesini istiyorsa.
Ve bu saygı inadına karşı gösteriye dönüşüyorsa.
Yapılanlar, insanları tahrik etme özgürlüğü mü olacaktır?
Yoksa saygısızlığın resmi belgesi mi? Özgürlük nezakettir, hakaret değil!
Öldürülen gazeteciler için bütün dünya saygısını gösterdi.
İslam dünyasının kutsal değerleri var, dokunulmazları.
Olmazsa olmazları.
1400 yıllık kutsallığa saygı göstermek gazeteciliğin de görevidir. İnsanlığın da.
Tahrike açık gösterilerle basın özgür mü kılınıyor?
Yoksa nefretin yatakçılığı mı yapılıyor?
Özgürlük sadakattir ihanet değil!
Hiçbir dava insanların öldürülmesi için hak sayılmaz. Bütün kitaplar bunu reddeder. Özgürlük merhamettir cinayet değil.
Ama hiçbir özgürlük de kutsal değerlerin katledilmesine izin veremez.
Bunu da vicdan emreder!
Özgürlük kefarettir katletmek değil.
Hepimiz Allah'ın çocuklarıyız.
Hepimiz yaşamakla cankardeşiz!
İnsan canına kast eden bütün saldırıların canı cehenneme!
Ama İsrail'in soysuz saldırılarında Filistinli olmayanlar, milyonlarca insan katledilirken Iraklı olmayanlar.
Afrika'da binlerce insanın canı alınırken gözlerini yumanlar. "Sadece Charlie" oldu. Bu mudur yani?
Ölümün egemen olduğu topraklardaki çocukların hükmü yok mu?
Özgürlük asalettir siyaset değil.
Tahrike açık bir filmi vizyondan çekmemek neyin nesi?
Toplumları incitmek ne basın özgürlüğünün gövde gösterisi olabilir.
Ne de vicdan hukukunun.
Çünkü mantıksız ve erdemsiz bir özgürlük kötülüklerin en büyüğüdür.
Özgürlük avucundaki suyu düşmanına bile bahşetmektir, kendi çirkinliğini seyretmek değil.
Kutsal değerler üzerinden özgürlük gösterisi yaptığını zannedenlerin ucuz aleminde... Bilinmesi gereken sözler yıllar önce söylenmiş zaten. "İnsanın özgürlüğü, komşusunun hürriyetinin başladığı yerde biter."
İnanca saygı göstermeyenler bunu anlayamaz. Çünkü özgürlük hassasiyettir insanı asil yapar.