CANLI YAYIN

Orada bir köy vardı

Eklenme Tarihi 07 Aralık 2010
Dalgalar adını denize yazardı, biz kıyılara.
Deniz dalgalara yenilirdi de, hıncını bizden alırdı.
Çocuktuk, kumlardan silinen adımızı, kitaplara yazdırmaya yemin etmiştik.
Cesurduk, sırtımızda taşırdık korkusuzluğumuzu.
Aşamayacağımız sanılan çitleri kırardık, gecenin bir yarısı.
Orada bir köy vardı uzakta, bir şarkı bizi çağırırdı, bırakmazlardı ki gidelim.
Boyumuzu aşardı düşlerimiz, menziline düşerdik kuşatmaların.
***

Çocukluğumuza verilmezdi sınırı aşmamız.
Kim olduğumuzu sormazlardı, dipçiği yerdik.
Söylenmemiş sözlerimiz için bile ceza yerdik.
Sürgülerdik yüreklerimizi, kendimizden başkasına açılmamaya yemin etmiştik.
Oysa dünyanın hazineleri bizde gizliydi. İki sene mektep tatilinde, bir adaya sakladık onları.
Denizin dibinde demirden evler yaptık.
Sırtında pul olduk balıkların.
Tekkesinde bağdaş kuran şeyhlere kul olmadık.
***

İzler bıraktık geçtiğimiz yollarda, bizden sonrakiler uyansın diye. Süpürüp attılar.
Sevdamızın yasak afişlerini astık duvarlara. Bizleri hapislere tıktılar.
Şeytan pusudaydı, barikatları aşamadık.
Söndürdüler gözlerimizdeki alevi.
Şimdi katilimizi arıyoruz, harcanan gençliğimizin.
İçin için yanarken, gerçeği en iyi biz biliyoruz.
***

Şimdi ileri demokrasinin simgesi; "Vur Allah vur!"
Avrupa Birliği denilince, sürgülenmiş kapıların bizlere açılacağından söz ediliyor.
Oysa gerçekler kapımızda asılı.
***

Orada bir köy vardı uzakta, bırakmadılar ki gidelim.
Gidebilseydik, özgürlüğü de yanımızda götürürdük emin olun. Demokrasiyi de...

* * *
Yalnızlık korkusu
Sarar herkesi
Uyuyan kalplerin
Uyandığı gün
Sokaklara sığmaz
İsyanın sesi
Bıçağın kemiğe
Dayandığı gün
Sabırlar tükenir
Gün gelir elbet
Yumruklar sıkılır
An gelir elbet
Bizim de sesimiz
Duyulur elbet
Bıçağın kemiğe
Dayandığı gün
Hakkı YALÇIN

* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
7 Aralık 2010
Giymediklerini ihtiyacı olanlara ver.
Bir düşüncede takılıp kalma.
Bu gece ekranları boykot et.

* * *

Fikri ne olursa olsun, dövülen gençlere sahip çıkmak gazetecilik görevidir. Biz böyle gördük.


* * *
Devletin gücü
Sizinle aynı fikirde olmadığı için, sokaklarda öldüresiye dövülen gençlere "oh" çekerseniz, vicdanınızı sorgulayın derim.
Hiç kimsenin, ama hiç kimsenin böylesine dövülmeye hakkı yok.
Onlar yumurta atmak için organize olmuş olabilirler. Devletin gücü onları engellemektir, dövmek değil.
Dövenlere bakın, dövülenle aynı yaşta.
Belki okuyamadığı üniversitenin hırsını çıkarıyor. Belki bilinçaltına yerleştirilen nefretin acısını.
Eğer gerçek bir barış istiyorsak, önce adaleti öğretelim.
Adalet ya ruhtadır, ya hiçbir yerde.

* * *
Büyük fikirler için yaşayan kendini unutmuş demektir