CANLI YAYIN

Ölü mektuplar

Eklenme Tarihi 07 Temmuz 2016
Masamın üzerinde tozlu zarflar duruyordu, merak edip açtım.
Toprak kokuyordu sayfalar.
"Ben bir ölüyüm" diye başladı bir mektup, şaşırdım.
"Suyun kanla takas edildiği günlerin kurbanıyım" satırlarını okuyunca, içim sızladı birden.
"Gözlerimize toz kaçırıp, güneşimizi vurdular. Hala karanlıktayım" diye devam ediyordu satırlar.
O yüzden dört gözle bekliyormuş, ülkemizdeki barış ve huzuru.
***
"Ömür, ölümden kısadır evlat" diyen bir başka mektup, yaşamın soluğunu hissettirdi birden.
"Sevgiden, kardeşlikten sakın ola sapmayın" diye yazıyordu.
Yaşamın güzelliğine hasret kaldığı her satırından belliydi.
***
"Cümleleri birbirine bağlamakta zorlanıyorum" diyen bir başka mektupta, "Bu topraklarda doğdum, bu topraklara gömüldüm. Aynı toprağın insanlarının birbirine düşman edilmesi beni korkutuyor" yazıyordu.
***
Serçeler gibi üşümüş olmalı biri, yazısı titrekti.
"Çocuklara sevgi adına niye bir şey bırakmadınız? Bizim sizlere bıraktığımız yeşilliklere, güzelliklere ve manevi değerlere neden sahip çıkmadınız?" yazan satırlarını utanarak okudum.
Her canlının, diğer canlı için bir şeyler yapması gerektiği nasıl da ortadaydı.
***
"Sağırlar sınıfına dahil olanlar için, gerçekler bandosu kurduk, duyuluyor mu?" diye not yazmıştı biri.
Güldüm.
Yeraltı mahkemesinden, yeryüzüne bir uyarı mektubuydu her biri.
"Lütfen çocuklarım, torunlarım ve tüm insanlar için bir şeyler yapın. Kaç zamandır kemiklerim sızlıyor" diye bitiyordu bir başka mektup.
***
Son mektup, "Günlerin aydınlık, günlerin güzel olsun memleketim" diye yazılmıştı.
Okuduğum her mektupta biri usulca omzuma dokundu sanki.
Her biri maziden kalan hüzün gülü.
Bu ülkenin ölüleri dirileri düşünüyordu hala.
***
Ölüler dimdikti de.
Canlılar yaşayan ölü.


Yapsaydınız!
Televizyon dizilerinde palazlanan bir kadın oyuncu, gösteriş olsun diye, el sanatları sergisini geziyor ve sergilenen eşyalar üzerine yanındaki arkadaşına ahkam kesiyordu.
"Bunlar aslında çok basit, kesinlikle ben de yapabilirdim" dedikten sonra birden sustu.
Çünkü serginin üzerinde asılı duran levhada şunlar yazıyordu.
"Bunları sizler de yapabilirdiniz, doğru.
Ama neden yapmadınız?"

Mutluluk Takvimi
*Ağaç gölgesinde şekerleme yap.
* Eski resimlere bak.
* İtfaiye çalışanlarını ziyaret et.
* Pozitif düşün.


Mecburduk vedalara
Galiba uzun bir kış
Bekliyor ikimizi

Vuslat başka bahara
Yarım bıraktık bu deli
Hikayemizi

Sen artık yasaklım
Kalanımda saklım
Bu özel sevgi için
Sana minnettarım

Bir sevda ancak
Senin kalbinde
Böyle görkemli dururdu

Hoşça kal ahir sevdam
Sana aşık olmak
Benim için bir gururdu

Hakkı YALÇIN