Önceleri sadece fiziksel reaksiyon gösteren ama sonraları Fenerbahçe'nin davetini reddetmeyen Molde, misafir geldiği gecenin sahibi oldu.
Fenerbahçe'nin başına gelen en tuhaf şey Pereira, için bu defaki mazeret, "Norveç Ligi daha önce başlamıştı!" olur.
Çile tekerrüründe!
Takımda beynelmilel ustalar var.
Ama kendilerinin kim olduklarını hatırlamalarının imkanı yok.
Van Persie'nin kördüğüm olmuş haline, bitikliğini de eklersek ortaya çıkan tablo içler acısı.
Nani attığı golün dışında gereksiz bir sinir harbinde.
Yerli starlar kendi menzilinden dışarı çıkmakta zorlanıyor.
Bu kadar transfer sadece düş kurmak için mi yapıldı?
Yoksa futbol oynamak için mi?
Pereira saha kenarında ama takımda malum kusurlar ortada.
Orta alan ağır çekim ve rakip karşında güçsüz.
Tüm ikili mücadelelerde ayakta kalan Molde.
Fenerbahçe telaşe ustası.
Rakip sakin ve garantili.
Pozisyonların önce resmini çekiyor, sonra içine giriyorlar.
Fenerbahçe takımı da seyrediyor.
Öyle hızlı dönüşleri ve çıkışları var ki, ders niteliğinde.
Her şeyin telafisi olabilir ama Pereira ile bu pek mümkün görünmüyor.
Bu yükün altından kalkacak adam duruşu yok.
Futbolun güzelliği ve mücadele ruhu adına güzellik arıyor insan.
Ama işaretler iyi değil.
Sistem de arızalı, ruhlar da.
Dün gece Fenerbahçe'nin yenilgisinden gayri her sonuç, futbolun doğasına aykırı olurdu.
Tarihi bir transferin görkemine kavuşamayan ve Norveç takımın 3 gol yiyen takımdan bahsediyoruz.
Sadece savunma yapmak için stada gelen rakibi ayaklandırırken.
Oltanın ucundaki yeme gelen balıklardan!
Bu takımın tamirata ihtiyaç var.
Pereira gibi bir tahribat ustasına karşı! Mehmet Topal'ı oyundan alan intihar maestrosuna karşı!