Şehrinde 25 şehit verilmiş.
Derin bir yas tutmasını beklemesek de, toplumun yasından haberi olması gerekir.
Ama hayat her zamanki gibi.
Makamına gelen Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e satranç takımı ve kilim hediye ediyor.
Fotoğraflar çekiliyor, cümle aleme göstermek için!
Bu hediyeler, "hiçbir şey olmamışlığın" belgesini simgeliyor!
Dönem onlar için normal.
25 askerin şehit olması kadar!
Vali, siyasetin valisi.
Kendisini medyada göstermek için, fotoğraf çekip dağıttıracak kadar usta vali!!!
Peki, Genelkurmay Başkanı o hediyeyi nasıl alıyor?
Neye karşılık alıyor?
Onun için de hayat normal demek ki!
Yine de haykırıyoruz?
Vatan sağolsun da, çocuklarımız niye sağ olmasın?
Mermerden satranç takımı orada duruyor da...
Kolay ölümlerin kara kutusu nerede?
O Vali hala orada mı duracak?
Genelkurmay Başkanı medyayı suçlarken, kendi yanlışına bir göz atmayacak mı?
Çocuklarımıza mezar olan bir ülkenin Genelkurmay Başkanı ve Afyon Valisi'nin "normal" fotoğraflarını gördükten sonra.
Anlıyoruz ki her şey yalan!
Elde kalan tek gerçek, çocuklarımızın sebil olması!
O yüzden... Analardan gayrisinin gözünden düşen tek damla yaşa bile inanmıyorum.
Şimdi bir kilimin üzerinde satranç zamanı.
Nasılsa, istemediğimiz kadar piyon var, fil var, vezir var, şah var.
Fotoğraflar çekilir, medyaya dağıtılır!
Normal olan bu!
Bizim yas tutmamız ve sebepsiz yere ölen gencecik insanlar için çığlıklarımız anormal!
* * *
ÇİN MALLARI
Çin'den gelen ucuz okul çantaları kanserojen maddeler içeriyor.
Devletin yetkilileri de "bunları almayın" diye halkı uyarıyor.
Madem öyle, bu eşyaların yurda girişi engellemeliydi.
İki taraflı sistem olmaz.
Olursa ya çocuklarımız kanser olur.
Ya da biz!
* * *
Çocukluğu olmayanın gençliği de olmaz.
* * *
Anneleri yarın sabah dramatik sahneler bekliyor. 66 aylık çocuklarını okula teslim ederken!
* * *
9 Eylül 2012
Mutluluk takvimi
Zenginlikle başarıyı karıştırma.
Pozitif düşün.
Semt pazarından alışveriş yap.
Dolmuşa bozuk parayla bin.* * *
Yokluğunda her gün
Tenhalaşan
Bir şehirdir kaderim
Gözlerimde gitgide çoğalan
Bir nehirdir özlemin
Yarım kalan sevdamız
Beklerken başucumda
Bir başına yaşanmıyor
Bıraktığın İstanbul'da
Annem gibi ağlıyor
İçli içli
Radyoda bir ince saz
Anladım ki
Hasret aşkın kardeşi
Sadece yüreğim
Dargın biraz
Hakkı YALÇIN