O memlekete çobanlık müessesine saygı asla eskimez.
Bir memleket, gençlerinin özgürlüğünü ve cesaretini göze alamıyorsa...
O memlekette, bir gözü öbür göze düşman etmek yaşam biçimi olur.
Bir memlekette politikacılar başkentte yediklerini, ülkenin başka şehirlerinde kusuyor da, insanlar bu manzaraya susuyorsa.
O memlekette, "Aile salonumuz vardır!"
Bir memlekette gazeteler peynir ekmek gibi satılmıyor da, genç kızlar satılıyorsa.
O memlekette pezevenkler, gazetecilerden daha saygındır.
Bir memlekette parası olmadan varolacağını bilmeyen insanlar, parası olanlara kul köle oluyorsa.
O memlekette kefenin cebi vardır.
Yükselen değerin alçaklık olmasının sakıncası yoktur.
Bir memlekette hukuk, büyük adamlarla dövüşmeyi göze almayıp, üstelik onları arkasına alıyorsa.
O memlekette hukukun tortusu kalır.
Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi de, herkesin elinde tuttuğuyla kalır.
Bir memlekette kadınlar erkeklerden daha delikanlıysa...
O memlekette erkeklerin etek giymesi asla hakaret sayılmayacaktır.
O yüzden kadınlığı küçük düşürmek adına "etek giyme bahsine" tutuşan erkeklerin, yumurta topuklu ayakkabılarına isim yazdırmaları, daha delikanlıca bir öneri sayılır.
(Not...Bir yazarın en büyük güvencesi... Okurlarının zekasına olan güvenidir.)
* * *
Sayın Başbakan'a...
Bedelli askerliğin mantıklı yanına karşı değilim.
Ama asker kaçaklarının bedelli askerliğine karşıyım.
Bu memlekette hiçbir şey gizli kalmıyorsa, asker kaçaklarının kimler olduğunu da herkes biliyor.
Onlar askerden kaçmak için her yolu deneyecekler.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni oyuna getirecekler.
Sonra da parasını verip, "bizler sizler gibi enayi değiliz" diyerek, paranın gücünü garibana gösterecekler.
Yani vatan borcunu da satın alacaklar.
Sayın Başbakan'ın bedelli askerlik çabasına saygı duyuyorum ama Sayın Başbakan'ın arsızlardan ve hırsızlardan yana olmadığını da biliyorum.
O yüzden bu tepkim ve işaretim.
* * *
Bir insanın nasıl öldüğü değil, nasıl yaşadığı önemlidir.
* * *
Otomobil Fuarı'nda sergilenen bütün otomobiller satıldı. Bir yanı mutluluk saçıyor ülkenin, öbür yanı katıla katıla ağlıyor.
* * *
Mutluluk takvimi
9 Kasım 2010
Eş anlamlı kelimeler üret.
Çocukların önünde tartışma.
Pozitif ol.* * *
Her sabah ufukta
Güneş doğunca
Bahar olur bende
O eski kışlar
Oysa gün batıp da
Akşam olunca
Bu sessiz yürekte
Fırtına başlar
Kapanmış yaralar
Yeniden kanar
Gözlerim sararmış
Resmine dalar
Bilirim evlenmiş
Çocukları var
Dilimde hasretin
Türküsü başlar
Hakkı YALÇIN