CANLI YAYIN

Masum esirler!

Eklenme Tarihi 22 Şubat 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

BAZI şeyler sadece filmlerde olmuyor. Show TV'de yayınlanan "Bir Şansım Olsa" adlı programda dramatik bir hikaye izledim.
Semt pazarına alışverişe giden bir annenin 3 yaşındaki çocuğunun kaçırılması ve 17 yıl sonra bulunmasının hikayesi.
Çocukluğunu kendisini kaçıran iki çakalın elinde harcamış 20 yaşındaki delikanlının hala temiz kalan duruşuna baktım. Annenin hüzünlü çığlıklarına.

***

O annenin 17 yıl boyunca çektiği acıyı kim ödeştirebilir? Hiç kimse!
O delikanlının 17 yıl boyunca çektiklerinin, gelecek zamanda bile ondan neler alacaklarını kim hesaplayabilir? Hiç kimse!
Acımasız zaman aldıklarını yerine koymuyor ki, o anneyle çocuğun 17 yılı geri gelsin!

***

Unutulmasın ki sokakta dilendirilen her çocuğun arkasında bir çakal var.
"Dilenirken istenen parayı toplayamadığım zaman beni dövüyorlardı, o yüzden sokaklarda çok yattım" diyen o delikanlının işaret ettiği gerçekler de sokakta.
Alt geçitlerde üst geçitlerde, trafik ışıklarında dilendirilenler kim bilir kimlerin çocukları?
Çıplak ayakla gezdirilen çocuklara hayırsever insanlar tarafından alınan ayakkabıların, ertesi günü o çocukların ayaklarında olmaması nasıl bir şerefsizliğin sömürüsüdür acaba?

***

O çocuklar masum esirler.
Acımasız bir hayatın içinde kim bilir nerelere sürükleniyorlar?
Bazıları kendilerini fark edecek birilerini bekliyor belki.
Bazıları da şerefsiz çetelerin kullanma kılavuzu olmayı kabullenmiş!

***

Çocukları kullanmak meşrulaşırken ve kötülük gittikçe palazlanırken çocukları çok seven adamın biri hayata bilet kesen kondüktöre sordu.
"Kaybolan çocukların aydınlık yarınları için hiç bilet kaldı mı?" "Hayır" dedi kondüktör!
"Hepsini infaz memurları aldı!"

***

Kayıp çocuklarla dolu İstanbul'daki bu ölü manzara can yakıyor.
Kendi anne babaları bile olsa sokaklarda çocukları dilendirmek suçsa, onların arkasındaki çakalların cirit atmasına izin vermemek gerekiyor.
O çakalları yakalamak hiç zor değil, sadece sokakta dilendirilen çocukların sorgusunu yapmak yeterli.
"Bir Şansım Olsa" programında 17 yıl sonra bulunan çocuk, yetkililerin "isterse bulabileceği" kayıp çocuklara harika bir örnektir.

Uykusuz gecelerin
Getirdiği çocuklar
Her zaman mavi değil
Bu gökyüzü bu deniz
Buruşmuş çarşafların
Üzerinde bilmeden
Size acı bir dünya
Hazırlıyor anneniz

Kapanmış kapılardan
Geri dönüp çaresiz
Hayatın rüzgarında
Savrulup durursunuz
İnsanın kuruş kuruş
Satıldığı bu devirde
Doğmayın n'olursunuz

Muammer HACIOĞLU

MUTLULUK TAKVİMİ

Bilgi sahibi olmadan konuşma.
Organlarını bağışla.
Trafikte öfkeni yen.
Vicdanını sorgula.

Nereden kopup geleceği bilinmeyen "deprem konulu" bir zamanın bekçisiyiz!

Deprem disiplini!
Topraklar da huyunu değiştirdi, eskiden depremler bir kere derinden vurur, sonra artçılarla gazını alır ve çekip giderdi.
Şimdi aldıklarıyla yetinmiyor, "daha yok mu?" diyor, yeni mesajlar gönderiyor korkularımıza.
Şehirlerimizin damarındaki kanı çekiyor.
Korku; ölüm üfleyen rüzgardır.
Umut; rüzgarın sesini kesmesidir.
Tabiatın bildiklerimizi yok saydıran ve insanı çaresiz koyan halleri vardır.
Deprem ülkesiyiz ama ne acıdır ki deprem disiplinimiz yoktur.