CANLI YAYIN

Lahmacun!

Eklenme Tarihi 14 Nisan 2022

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

LAHMACUN çocukluğumla birlikte girdi İstanbul'a, 1960'lı yıllar.
Koltukaltına takılmış iki kapaklı beyaz kutunun içinde iki lahmacun birbirine yapışık satılırdı. Kutuların içinde en az 50 çift lahmacun.
İsteyen olursa lahmacunlar birbirinden ayrılır, ortalarına el çabukluğuyla kesilen organik domatesler eklenir ve iki lahmacun dürüm halinde yenirdi.
Gariban yemeği niyetine!

***

İstanbul'a göç zamanıydı sosyal terbiyenin zirvede olduğu yıllar.
Anadolu'nun masumiyetini de mesleklerini de yanlarında getirirdi insanlar.
Mahallelerdeki resimler belliydi.
Kalaycılar bakır kapları kalaylar, anneler kapıların önündeki kilimlerin üzerinde barbunya ayıklar.
Hemşericilik yoktu, Nuri Sesigüzel ve Ahmet Sezgin at başı giderdi türkülerde; "Fırat kenarında yüzen kayıklar."

***

O yıllarda nisan ayı gelince çocuklara uçurtmalar yapılırdı, uçurtma özgürlüktü büyülü bir yolculuk.
Omuzlardaki melekler düşmemişti daha, aile ve sadakat ayakta herkes iyilik perisi.
Komşuların "nereli" olduğunun önemi yoktu, yemeklerin kokusu bile bölüşülürdü kimse ayrı gayri bilmezdi.
Ramazan'da teravih namazlarından sonra çay keyfinin ayrı bir yeri olurdu da öznesi insanlık olan sohbetler yapılırdı.

***

Şimdi hoşgörü bitti, konuşurken çamur sıçratmak moda, alttan almak yerine yüksekten bakmak itibar sağlıyor.
Haksızlığın sırtından geçinmek için utanmaya gerek yok, insanların kanını emen tüccarlar domates kasalarını yatlara dönüştürdüler.
Bizler çocukluğumuzun duvarlarına "haram kazanç şerefsizlerin gururudur" diye yazdık da sorgulandık.
Şimdi mahalleler buram buram uyuşturucu kokuyor, etiketli tüccarlar dünyaya kazık çakıyor.
Uçurtma şenlikleri bilgisayarın karşısında demode oldu. Balonlarla büyüyen çocukların hayal dünyalarını teknolojik akvaryumlarda boğuntuya getirdiler.

***

Çocukların balonları uçtu gitti, şimdi konuşma balonlarının içini boş laflarla dolduran televizyon soytarıları zamanı.
Çocuklar da neler kaybettiklerini bilmiyor, televizyon dizilerinin karşısında "uyuşan" anneleri de.
Balonu olmayan çocukluktan gelenlerin o balonu elinden kaçırmanın nasıl bir duygu olduğunu öğrenememiş olması, ekranlarda "kafalarını şişirenlerle" ödeştirilecek bir gerçek değildir.
Çocukluğumuzdaki lahmacun da lahmacun değildir de kaybolan insanlığın yanında lahmacun nedir ki!


Aşk yalanın maskarası
İhanetler yüz karası
Sen o sarı takvimlerin
En zavallı hatırası

Dönme, sakın dönme
Ben dahil burda seni
Hiç kimse özlemedi
Hepsi gönül defterinden
Seni bir bir siliyor

Kime baksan
Utanırsın gözlerinden
Senin ne mal olduğunu
Artık herkes biliyor

Hakkı YALÇIN

MUTLULUK TAKVİMİ

Doğa konulu fotoğraf çek.
İncitmeden iyilik yap.
Parktaki yaşlı insanları izle.

Yoksul insanların ekmeği asla bayatlamaz.

KALP KRİZİ
Gazetecilerin ortalama ömrü genel ömürden kısa. Uyku sorunu çekenlerin kalp krizi riski diğer insanlardan 3 kat fazla.
Bu araştırma yapılırken namusuyla çalışan emekçi gazeteciler hesaba katılmış.
Her biçimde yolunu bulan ya da milyon dolarlarla oynayan züppeler değil.
Onurlu gazetecilerin kalp kriziyle hayatını kaybettiği bir dünyada, ahlaksız gazeteciler ancak para kaybedince kriz geçirir. O yüzden onlara denizde karada ölüm yok!