CANLI YAYIN

Kirli oyun

Eklenme Tarihi 24 Temmuz 2018
ÜNİVERSİTE yıllarımda Milliyet Gazetesi'nin karanlık odasında çalışıyordum.
Yıl 1980.
Milliyet'in en usta foto muhabirlerinden rahmetli Garbis Özatay, Marmara Adası'nda Yıldız Kenter'in güneşlenirken fotoğrafını çekmişti.
Filmleri ben yıkadım.
Milliyet'in haber toplantısında o günler için ilginç olan fotoğrafların yayınlanmama kararı çıktığında derslerimden birini almıştım.
"Yakışanı yapmak!"
Vicdan hayatı da terbiye eder meslek erbaplarını da.
Gazeteciliğin o günkü vicdanını bugün bulamayışımızın sebebi; vicdansızlığa uşaklık edenlerin el üstünde tutulmasıdır.
***
Yıllık iznimi kullanırken medyada hareketli günler yaşandı.
Özel hayatın gizli kamera denen aşağılık silahla lağvedildiği haberlere baktım.
Eskiden bakkal eliyle gelen mektuplar bile okunmazdı da şimdi eve yerleştirilen şerefsiz kameralara gözü gibi bakıyor insanlar.
Sanal alemdeki ulaşım her türlü katliamı hak sayarken, hadi insanlık ölmedi deyin.
O gizli kamerayı eve kim yerleştirdiyse ve o görüntülerin dağıtılmasına kim yataklık ettiyse en ağır cezayı almalı.
O şerefsiz kamera "anonim" sayılmazsa eğer!
***
Bu soysuzluğa aracılık edenleri işaret ediyor hayat.
İhtiraslarıyla başa çıkamayan insanlar insanlıktan çıkar.
Böyle insanlara da tarih klip çekiyor.
Evlatlarına harika bir miras bırakmalarına mahsuben!
***
Böyleleri böceklerden farksızdır!
Hamamböceklerini muaf tutuyorum.
Onlar ağırlığının 800 katını sırtında taşıyorlar çünkü!
Nedir bu ihtiras? Nedir bu soysuzluk hırsı?
Oysa ölüme alıştıran bir yerdir araf.
"Yaşamak ne taraf?" diye sormamıza gerek duymayacağımız!
***
Sosyal medyadaki seyircilere gelince.
Mikrop gibi yayılan görüntüler sanal alemde yeni videoların pazaryeri olurken, böyle bir ahlaksızlığın yedek parçası olmanın bir bedeli de olacaktır kuşkusuz.
Eskiden tele kulak şimdi şerefsiz kamera!
Seyirciler de ipte oynayan cambazlar kadar tehlikededir.
Çünkü hiçbir kirli oyunun kazananı toplum olamaz!

Adı Umut
Mersin'de 10 günlük bebek sokağa atıldı.
Ağlama sesini duyanlar tarafından sağlık ekiplerine teslim edilen bebeğin adını "Umut" koydular. Ve annesi aranmaya başlandı.
Bildiğimiz bir şeydir, anneler eşit dağıtılmıyor.
O çocuğun annesi bulunur da o çocuk o anneye teslim edilirse.
Kendisine verilen ismin de anlamı olmayacaktır.

MUTLULUK TAKVİMİ
Çocuk patiğine zil tak.
Atlara dokun.
Ayran iç.
Yaşlı insanları sıcaktan koru.
Karton bardak kullan.

Sen kendinden mahrum
Etsen de beni
Bu hüzünler bana
Senden hediye
Hala çok şeyler var
Bizi yaşatan
İkimizden biri
Kaldı geriye

İncinen kopan bir şey var
Sen benim yaralı yanım
Çok şeyleri paylaşmıştık
Dokunmasan da ağlarım

Ben gözlerine deli
Sen yokluğuma kaçak
Ya yeniden yak beni
Ya da ellere bırak

Hakkı YALÇIN