Kendimden başka hiçbir odaya sığmadım.
Fantastik aşk öyküleri arasında, yüzlerce de şarkı sözü yazdım.
Benim adımı yazmadılar duvarlara.
Belki de ben hiç doğmadım.
Popüler olma hakkını kullanmadım, başkaları kullansın diye.
Kalbimle yaptım, ne yaptıysam.
Hiç yanlış tuşlara basmadım, gözüm yukarıda değildi sadece taşlara bastım.
Barış için savaştım, sevdanın askerlerini selamladım, savaşın değil.
Ülkesini pazarlayan kim varsa, işaret etmekten bıkmadım.
Hep yerimde saydım o yüzden.
Pazarlama sanatına uygun düşmedi hallerim.
Satıraralarında alışverişe çıkanların katına da çıkmadım.
Turna katarlarım vardı, puşt katarlarına yenik düştü.
Komşuda pişti bana düşmedi, gözüm kaldıysa gözüm çıksın.
Şarap mahzenlerinden yazanların saflarında değilim.
Bendeki eğilim her daim namuslu insanlardan yana oldu.
Bazen kızdım ışık yaktım, bazen kendimi yaktım, suya sabuna dokunmayanlar ülkesinde.
Para vermedim gece hayatına.
İşime 10 dakika bile ara vermedim, sayfalar şahidimdir.
Kelimelerimle inşa ettiğim bir evde oturuyorum. (Parantez içinde) İnadına "tırnak içine" alıyorum kendimi.
Ticaretten anlamam, haramileri de oldum olası sevmem.
Kafka okudum, aşkın kendisini Güliver'i devler ülkesini.
Sözcüklerle sihirli bir bağ var aramda.
O yüzden sadece sevgi biriktiriyorum.
Gönül kumbaramda.