Onun bir karşılığı olmalı.
O yüzden gecenin dava adamı olarak Gökhan Gönül'ü...
Gecenin tadını kaçırmanın adamı olarak da Diego'yu işaret etmeliyiz.
Dün sahada çakı gibi bir Gökhan Gönül vardı zaten.
Yaya takılmış ok.
Gecenin davası ayaklarının bir adım önündeydi.
Düşüncede ve eylemde de arkadaşlarının bir adım önünde.
Celtic'in sertlik yasasına karşı çıkarken, attırdığı golle rakibin taktiksel zorbalığına en anlamlı tepkiyi koydu.
Sadece sertlik konusunda eğitilmiş ve bu garip sertliği Fenerbahçe'yi tahrik edecek boyuta getirmiş bir rakip karşısında sonucun önemi elbette büyük.
Hele en iyi adamlardan biri sahadan atılmış ve 10 kişi kalınmışsa.
O yüzden Diego'nun yarattığı yangında ilk kurtarılacak olan turdu.
Bunun beraberlikle veya galibiyetle alınmış olmasının hiç hükmü yoktu.
Biz yine maçtan önce hazırladığımız davetiyenin üzerine, tek kelimelik dev bir metin yazdık. "Fenerbahçe."
Ve Avrupa'ya yolladık. Alkışlarla... Çünkü dün gece sahadaki futbolcular hem sertliğe.
Hem "Ajax adına korsan umutlar" taşıyan bir rakibe. Hem de en kritik zaman dilimlerinde 10 kişi oynamaya karşı mücadele ettiler.
Gece boyunca futbol oynamayı düşünen Fenerbahçe'ydi.
Oynatmamayı ilke edinen Celtic.
Ama böyle gecelerde dişe diş mücadelenin en önemli silahıdır aşk.
O aşk da Fenerbahçeli futbolcularda fazlasıyla mevcuttu.
Fenerbahçeli futbolculara tebriklerimizi yollarken. sıl meselenin şimdi başladığını da işaret etmeliyiz.
Bir dalganın ayak izleri.
Yerini daha görkemli izlere bırakmak için silinir çünkü.