Şimdi adam asmaca oynuyorlar, telle boğmaca.
Kana kana su içerlerdi çeşmeden, şimdi cana susuyorlar.
İncir ağaçlarının adını darağacı koymuşlar.
Lakapları, cellat, cani, bavulcu, Polat.
Eskiden, yağ satarım bal satarım oynardı çocuklar.
Şimdi mahallenin kızlarını satıyorlar.
Uyuşturucu satıyorlar, hap, getirisi para olan her ticarette varlar.
Ellerinde, ölüler ya da öldürülecekler fihristi.
Sevilmiyorlar, ülkenin hayırsız evlatları sayılıyorlar üstelik.
Eskiden kitap okurdu çocuklar, şimdi şehirlerin canına okuyorlar.
Komşuların kapılarında bile gözleri var.
Saklambaç oynarlardı, şimdi Rus ruleti oynuyorlar.
Hepsi doyum derdinde.
Ölüm terkisine alıyor onları, dehşete koşturuyor dört nala.
Merhametin dili kesik, yolunu kesiyorlar küçük, büyük herkesin.
Ellerini ensesine dayıyorlar korkunun, başını önüne düşürüyorlar cesaretin.
Alınan mesafenin geri dönüşü varsa, o da çocukların büyüdükten sonra bu ülkeden alacaklarıdır.
Çünkü giderek masumiyetini yitiriyor çocukluk.
Görünenden daha kirli sokaklar.
Görünmeyenden daha tehlikeli.
Çocukların büyüyecek olmaktan başka kusurları yoktur.
Bütün kusur, onları büyütürken, çamura bulaştıran ülke düzenindir.
Büyüklerin ellerine sağlık (!) Harika bir Türkiye yarattılar.
O yüzdendir ki, yürüdükleri yola benziyor çocuklar.
Kendilerine benziyor!