CANLI YAYIN

Bütün mesele bu

Eklenme Tarihi 15 Nisan 2010
Bir babanın evden çıkışında hüzün vardır. Üstelik işi yoksa, ya da her türlü haksızlığın kıyısındaysa.
O baba için, Obama'nın 24 Nisan'daki konuşmasında, "soykırım" sözcüğünü kullanıp kullanmamasının, simit susamı kadar değeri olmaz.
O baba için, KKTC'de 18 Nisan'daki Cumhurbaşkanlığı seçimi de, oğlunun sünnet artığı kadar bir şey ifade etmez.
Bu ülkenin politikacıları ve gazetecileri için de, "böyle babalar" bir şey ifade etmez.
***

Böyle babaların yürekleri uzun havadır.
O yüzden "kısa kesin" derler politikacılara. "Biz sizler için ömrümüzü verdik, siz de biraz ödün verin öfkelerinizden."
Ve asıl mesajı gazetelere gönderirler; her yıl okuma sayısının azalmasını kanıt göstererek. "Bizden yana olun" derler. "Çıkarlarınızdan yana değil!"
***

Gazeteler yazar; Arda'nın sevgilisi tribünlere küsmüş. Öğretmenler kan kusar da, tek satır haykırış duyulmaz.
Hande Yener, Hadise'nin sevgilisiyle birlikte olmuş.
Beter olsunlar, bize ne!
Sopaları da cehennemin dibine.
Koku-ayinleri de.
***

İşçiler, öğretmenler için yaralı parmağa su dökmeyen gazetecilik, şöhretler için çeşme olursa, o ülkede her şey olur.
Hayatın üst katlarında, işler tıkırında olur.
Kalçası dolgun olan şöhretlerin, hesabı dolgun olur.
Babalar kahrolur, analar çilekeş olur.
7 yaşındaki bir çocuk tecavüzden suçlanır.
Uyuşturucu okul önlerinde tezgah kurar.
***

Obama 24 Nisan'da "soykırım" sözcüğünü kullansa ne olur, kullanmasa ne olur?
Bu ülke işçiye, memura, öğretmene, çocuklara ne zaman cennet olur.
Biz ona bakalım.