CANLI YAYIN

Bir insan!

Eklenme Tarihi 18 Ağustos 2020

Üstü başı sefildi oturduğum bankta yanıma geldi.
"Seni tanıyorum" dedi.
"Hiçbirimiz yabancı değiliz" diye karşılık verdim.
Karşıma oturdu "masken yok" dedim, "hiçbir zaman olmadı" dedi.
"Eğer uzun oturacaksan sana hemen bulabilirim" dedim.
Tabiatına aykırı cümlelerin kendisini rahatsız ettiğini anladım ama bir koşuda mahalledeki bakkaldan bir maske alıp getirdim. Yanında soğuk soda.

Kozmik bir ışık vardı gözlerinde.
Çevreden bakanların kıyafetine mahsuben onu yadırgadıklarına şüphem yoktu ama böyle derin düşünen insanlarla sohbet etmeyi oldum olası severim.
"Ne iş yapıyorsun?" diye sordum, "Üzerine un sermek isteyenlere ip satıyorum" dedi.
Bir kahkaha attım, detaya girdim "işlerin nasıl?" "Yasadışı bahis oynatanlar benden iyi durumda" diye karşılık verdi.

Bir süre sustu sonra "ben de sayfalarca okurum ama yazamam" derken "hayal gücü zekadan değerlidir" diye bir söz etti.
Karşısındaki insanı kendi derinliğine çekmek ister gibi bir hali vardı.
Delilerin aklının akıllı geçinenlerden değerli olduğunu bildiğim için kurduğu her cümlenin içinde bir şeyler aradım.
"Bir çocuğun ayağı burkulsa ben düşerim" derken içimden geçenleri onaylattı.

Birden çömeldi kulağını yere dayadı.
Ne yaptığını sormaya gerek duymadım çünkü vereceği bir cevap vardı.
"Buraların kalbini dinliyorum" dedi.
"Nasıl buldun?" dedim, "buralarda çok kalpsiz insan var" dedi.
"Hiç kuşkun olmasın" diye karşılık verdim, "bu parkta çocuk seslerine silah çeken zalim insan bolluğu var!" H H H
Deliler gerçek dosttur kimseyi sırtından vurmazlar onlarda insan ayrımı yoktur. Şimdiki zamana odaklanmış halleriyle özgürlüğün keyfini çıkarırlar. Onlara ruhsal iklim kuşağında yaşarlar üşümez ve terlemezler. Onların en anlamlı gerçekleri yalnızlık ve karşılıksız sevgidir.
Bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramazsa, akıllılarla deliler arasındaki gizemli farkı anlatmaya gerek var mı?

"Beni küçümseyeceğine inandığım için yanına geldim" dedi ve gitti. O insan çıkmaz sanılan sokaklarda yaşam süren iyi kalpli bir yolcuydu.
Öyle bir dünyaydı ki artık; yolların günahı bile böyle yolculardan çıkıyordu.

Düşündüm de böyle insanlar boş yere karşımıza çıkmıyordu.

Mutluluk Takvimi
Deniz kuşlarını seyret.
Karpuz kabuğuna isim yaz.
Havlunu yenile.

Hep sevdim ve yenildim
Hep yenildim ve sevdim
Bu yürek hiç kimseye
Boyun eğmedi

Yaşanmamış aşklar da
Yaşadım elbet
Birçoğu yaşandığına
Bile değmedi

Artık inanmıyorum
Ne yemine ne aşka
Gidiyorum
Gidecek yerim yok
Kendimden başka

Hakkı YALÇIN

21 YIL ÖNCE
Dün 17 Ağustos'tu!
İstanbul'daki büyük depremin üzerinden 21 yıl geçti.
O fotoğraflar unutuldu.
O gün toprakların altında kalan çocuklar yaşasaydı bugün hepsi birer delikanlı harika genç kızlardı.
Onların ömrünü çalan müteahhitler hala yaşıyor hala aramızda dolaşıyor benzerleri.
Şimdi çocukları korkuyla ve panikle büyütürken, afet hallerinde nasıl davranacaklarını bile kendilerinden esirgiyoruz.
Sonra da "kader" diyoruz.
Her şey bu kadar basit!