CANLI YAYIN

Balıklar gibi

Eklenme Tarihi 10 Eylül 2009
Bilim ve teknoloji çağında, sorumsuzluğun altın çağını yaşadığını gördük.
İstanbul sular altındaydı.
Can denizinde tarihi ölü sayısı.
***

Yetkililer sorumluluk alanının dışındaysa.
Sorumsuzluğun hasat mevsiminde, insan ölüleri suların içinde olacaktır.
Balıklar gibi...
***

Yetkilileri koruyan medyatik sistemde, bütün savunma şu cümle üzerine kurulu. "Böylesine şiddetli yağmur görülmedi."
İnsanlar can pazarında yüzerken, "Bunlar eski görüntüler" diyen bir vali görüldü mü peki?
Ya Kadir Topbaş? "İstanbullu'nun tedbirsizliği!" diyen bir Belediye Başkanı, bu affetteki payını nasıl inkar edebilir?
Ve bu beyefendinin İstanbul'u yönettiğini düşünmek, bizler için yeni bir afet değil mi?
***

Nerde bu şehrin altyapısı?
Bizler kendi halindeki yağmurlarda da, İstanbul'un ne hale geldiğini bilenlerdeniz.
Bizler kapatılmayan derelerin, ölümlere ağzını kocaman açtığını da görenlerdeniz.
Seçim kazanmak uğruna, şehir içinde şehir inşa edildiğini de...
Teknolojik çağda tedbir almak belediye başkanlığının görev hanesinde yok mu?
Koordinasyon merkezleri kuruluyor da, iş işten geçtikten sonra, kendilerini savunmaktan başka ne iş yapıyorlar?
***

Yetkililerin korunduğu bir şehirde, afet de palazlanır, bir yağmur damlası da...
İnsanlar da balık gibi kaderine terk edilir.
Kendinden olanı koruma yasası, bu topraklarda yürürlüğe girdiğinden beridir ki, bizleri çok daha kötü günler bekliyor.
***

Anayolda balık olup yüzen insanlar, birkaç gün sonra bu görüntüleri hafızalarından silecektir Çünkü bu toplum her şeyi kaderden bilir.
***

Herkesin yaşadığı kendi kaderidir derler.
İnsanlar kaderlerini kendileri belirler.
O yüzdendir ki, denizler karışmaz balıkların kaderine...
Sadece seyreder.