Geleceği kolluyoruz.
Geçmişin güzelliklerini hatırlarken, neden bu hale geldiğimizi sorgulamıyoruz.
Her şey siyasetin eseridir.
Çünkü bu ülkenin Türk ve Kürt sorunu yoktu.
Ama gerçekler vardı.
Doğu halkına yönelik ihmal vardı, horlama, gerektiğinde zorlama.
İşsizlik, ilgisizlik, eğitimsizlik...
İnsanına, coğrafya yapısına göre davranan devlet anlayışının bedeli pahalıya ödendi.
Politikanın alçak tepelerinde gezenler üretti bunu.
Yıllardır kasten yoksul ve cahil bırakılan toprakların insanlarını her şekilde kullandılar.
Şehir gazeteciliği, şehir züppeliği de bunu körükledi.
Kürtlerin haklarını savunmayı, silahlanıp dağa çıkmak ve insanları öldürmekle özdeşleştirenler oldu.
Bunun sırtından geçinenler kahraman (!) bile oldu. Türk ve Kürt insanı arasında kurulan düşmanlık köprüsünden medet umanlar çıktı.
Hala terörün kan emici şehvetinden kurtulamayanlar var.
Düşmanlığa koz verenler.
Neredeyse, iki silah arasında poz verenler.
Siyaset denen ikiyüzlülük sanatında, geleceğin çocuklarına harika miraslar bırakmak hak sayılmıyor çünkü.
Bu topraklar sevginin anayurdudur.
Herkese birbirine sevmeyi buyurur.
Her zaman biliriz ki, siyasetçileri sınıfta bırakır tarih.
Yanlışların mağrur kısmı, mağdur olanların hakkını teslim etmek için biraz geç kaldıysa da...
Barış için hiçbir zaman geç değildir.
Silahlar bırakılmalı. Silahlı mücadelenin aldığı canlar, bu ülkede derin yaralar açtı.
Ama terörün bu ülkede bitmesi için, sadece barış görüşmelerinin yeterli olmadığını kimse inkar etmesin.
Üvey toprakların insanları, hala insanlık dışı şartlarda okula gidiyorsa.
Doktor, okul, öğretmen sorunları hala ortadan kaldırılmamışsa.
Büyük şehirlere yapılan yatırımlar, doğudan esirgeniyor da...
O toprakların zorbalarına teslim edilme biçiminden kurtulamıyorsa...
Terör yüreklerde saklı kalacaktır.
Dağlar da, yeni yolcularını bekleyecektir.
Terörist başının affedilmesine gelince.
Onu hiçbir yürek affetmez merak etmeyin.
Çünkü o adam affedilirse.
Önce şehit mezarları ayaklanacaktır.
* * *
KİŞİSEL FESTİVAL
Altın Portakal'ı düzenleyen 3 yönetici hakkında dava açıldı. Davanın konusu, birlikte oldukları kadınların otel, içki, hatta prezervatif ücretlerini bile vakıfa fatura etmek. Demek ki, kendileri için de festival düzenlemişler. Festivallerin yeteri kadar ucuz olduğunu göstermek adına belki.
* * *
Yoksulluk bütün suçların anasıdır.
* * *
Hala suçu sabitlenmemiş insanların hapiste yatmasından, hepimiz derin bir acı duymalıyız.
* * *
8 Ocak 2013
Mutluluk takvimi
Hazırda yara bandı bulundur.
Unutamayacağın bir gün yaşa.
Sevdiğinle dans et.
Gofret ye.* * *
Benim bu deli sevgimi
Ömür boyu bulacaksın
Yoksa seni yüreğimden
Söküp de mi alacaksın
Hasretin yıktığı yerde
Söyle nasıl dik durulur
Senden bizi istiyorum
Kalbin belki beni bulur
Kıyameti koparıyor
Senden kalan tüm anılar
Git onu getir diyorlar
O başkadır, halden anlar
İki lafımın arası
Yüreğimin son yarası
Senin yerin hep burası
Bitti deme devamı var
Hakkı YALÇIN