eve girmeyi, demokraside şahsa ait arazilere bile, izinsiz girmek yasaktır.
Bizim yeni ülke düzeninde, yatak odasına girmek yasaldır.
Şerefsiz bir makine var, en gerekli yerlere yerleştiriliyor.
Sözde gizleniyor.
Karnını ahlaksızlıkla doyuran bir demokrasimiz var.
Belden aşağısı çıplak.
Belden yukarısı tutmuyor!
Kişilik haklarına saldırının, bu denli itibar gördüğü, yılları görmedi bu ülke. "Teknolojinin günahı" diyorlar.
Oysa yapılanlar insanlık suçu.
Görüyoruz ki, insanlar yeniden maymun oluyor.
Saygısız, saldırgan, vahşi!
Köpekler gibi ortamı koklayanlar var, ganimeti toplayanlar.
Demokrasiye kurban olmayanlar, cellat oluyor.
Bunun adı ince kıyım faşizm.
Birileri için tadına doyum olmuyor.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri, hiç bu kadar kahpe olmamıştı bu düzen.
Hiç bu kadar namert!
Suçlu olduğu ispat edilemeyenlerin, masum olduğunu ispatlamakla yükümlü olduğu, başka bir demokrasi yeryüzünde yok.
Hapishaneler masum suçlularla dolu.
Eski solcular var, sistemin maşaları.
Soysuz demokrasinin başını çekiyorlar.
Her ayın başında maaşını çekiyorlar şerefsizliğin.
Böyle üç paralık demokrasilerde, gizli kamera görkemli bir silahtır.
İnternet de onun yaveri.
Onlar yılın çifti.
Fifti fifti bölüşüyorlar ödülleri.
Bu yıllar, Türkiye'nin en karanlık yılları olarak hatırlanacaktır.
Faşizmin altın yılları!
* * *
Bir alışkanlıksın
Bir kara sevda
Hala bir kor gibi
Yanıyor tenim
Zannetme ki bende
Sararıp soldun
Daha elin olmadım
Hala seninim
Hala tutuyorum
Senin yasını
Gittin ya öğrendim
Ağlamasını
Yerine koymadım
Bir başkasını
Daha elin olmadım
Hala seninim
Hakkı YALÇIN
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
12 Mayıs 2010
Köpeğini tasmasız dolaştırana tepki göster.
Dünya haritasında tatile çık.
Sokakta kahve iç.* * *
Bana hayatı iki şey sevdirir.
Özgürlük ve aşk Aşk için hayatımı veririm ama...
Özgürlük için aşkımı da feda ederim.
* * *
Yalan ağlamalar
Politikacıların, liderleri için ağladığını görüyoruz. Vay anasına diyoruz ister istemez.
Çünkü biliyoruz ki...
Onlar anasını ağlattıkları memleket için ağlamaz.
Onlar işsizler için, uyuşturucuya kurban giden aslan gibi gençler için ağlamaz.
Evine ekmek götüremeyen babalar, cennete yolcu edilen şehitler için ağlamaz.
Onlar, kaybolan çıkarlarına ağlar.
Boşuna dememişler, "Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar."
* * *
Büyük işlerin sahipleri, küçük işleri titizlikle yapandır.