CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Kızıl Ajan ve PKK

Eklenme Tarihi 17 Ekim 2012
Dün Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin 2 üst düzey PKK'lıya "Suriye'de Esad yönetimine yardım edin. Eğer bunu yaparsanız Irak'ta size ummadığınız kadar imkan sağlarız" dediği ileri sürüldü.
PKK'lılarla Maliki'yi bir araya getirenin de Irak Cumhurbaşkanı TALABANİ olduğu iddia edildi.
Bu gelişme büyük ajanslar tarafından haber olarak servis edildiği için doğru kabul ediyoruz...
Peki neler oluyordu?
Türkiye'den neden bu kadar rahatsız oluyorlardı?
Kim, kimin adına iş tutuyordu?
Maliki'nin derdi Esad mı, yoksa kendisi miydi?
Gelin isterseniz bu sorulara daha ayrıntılı cevap verelim...
Anna Chapman adını geçtiğimiz yıl çok duyduk. Hani ünlü o RUS ajanı...
Özel yetiştirilmişti.
1982 yılında doğumundan itibaren RUS devleti sahip çıktı.
Rusya Halkları Dostluk Üniversitesi'nin ekonomi fakültesinde okudu.
Rusça, İngilizce, Almanca ve Fransızca'yı ana dili gibi öğrendi.
2003 yılında İngiltere'ye gitti.
Burada menkul kıymetler konusunda eğitim aldı.
Üniversite yıllarında tanıştığı Alex Chapman'la evlendi ve İngiliz vatandaşı oldu.
İngiltere'de NetJets Europe ve Barclays bankalarında çalıştı.
2 yıl boyunca kaldığı İngiltere'den bazı bilgileri Moskova'ya gönderdi.
2005 yılında kağıt üzerinde evliliğini sürdürmesine rağmen New York'a yerleşti.
2006 Ekimi'nde New York'ta "Property Finder" adlı uluslararası gayrimenkul şirketini kurdu. Bu şirketin "Domdot.ru" adresli sitesindeki portföyde Türkiye de yer aldı.
2007 yılında da 2 milyon dolar sermayeli "Time Venture" adlı bir şirket daha kurdu.
27 Haziran 2010'da ABD'de Rusya Dış İstihbarat Servisi adına casusluk yaptığı iddiasıyla 9 kişiyle birlikte tutuklandı.
9 Temmuz 2011'de Viyana'da, Rusya'nın elindeki ABD ajanları ile takas edildi.
Bir dönem İstanbul'da da yaşadığı belirlenen Chapman'ın Ortaköy, Sultanahmet ve Boğaziçi'nde çekilmiş birçok fotoğrafı olduğu saptandı.
Ancak Chapman'ın ne amaçla İstanbul'a geldiği bir türlü netlik kazanmadı...
Chapman ve diğer 9 kişi ABD'nin çeşitli yerlerinde farklı farklı işlerle uğraşıyordu. Kimi üniversitede hoca, kimi lüks tutkunu bir zengin, kimi de işten eve, evden işe giden sade insanlardı...
Hepsi çiftti.
Karı-koca görüntüsünü tamamlayan çocukları vardı. Hiçbir komşu, aksanları bozuk olan bu insanların RUS AJANI olduğunu düşünmedi. Kimsenin aklına bile gelmedi. Hatta olay patlayınca 15 yaşındaki Jessie Gugig, suçlamalara inanamadığını belirterek, "Onlar ajan olamaz, özellikle de Bayan Murphy" dedi ve eliyle bahçeyi gösterdi: "Özenle yetiştirdiği şu Ortanca çiçeklerine baksanıza!"
Zaten RUSYA'ya bilgi aktarırken yakalanmadıkları için AJANLIKLA suçlanmıyorlardı.
Ama dünya basını olayı "CASUS AVI" diyerek gündeme taşıyordu.
Tabii bu 10 kişinin iletişim yolları da yok değildi.
Ajanlar, birbirlerine kendilerini tanıtmak için "Affedersiniz, sizinle geçen yıl Nisan ayında Bangkok'ta tanışmış mıydık" sorusunu şifre olarak kullanıyorlardı. Bir tren istasyonunun merdivenlerinden inip çıkarken turuncu renkli torbalar taşıyıp birbirlerine hafifçe değiyorlardı.
Görünmez mürekkep ya da kısa dalga radyo yayınıyla mesajlar gönderip internet üzerinden çok gizli teknolojiyle haberleşme sağlıyorlardı.
Kullandıkları ÖZEL ŞİFRELER bilinmediği için Amerika bir şey yapamıyordu!
10 Rus ajanı yakalandığında FBI 7 yıldır takip edildiklerini açıklamıştı...
Oysa işin rengi bambaşkaydı!
Obama'nın etrafında kümelenen ABD derin devleti ile Rusya, Türkiye'yi denge ülke kabul ederek YENİ DÜNYA için start vermişti.
Wikileaks gibi, Türk uçağının düşürülmesi gibi, Stratfor gibi bütün bu SIZMALAR ÜÇ ÜLKENİN arasını açmak için planlanmıştı.
BARONLAR bu ittifak bozulmazsa yok olacaklarını düşünüyordu.
Anna Chapman üzerinden ABD-RUS gerginliği çıkarılmak istendi. Dikkat edin, kız Türkiye'ye de uğramıştı!
Karşı masanın saldırısı bitmek bilmiyordu.
Türkiye-Suriye krizi üretildi.
Amaç Ankara ve Moskova'nın karşı karşıya gelmesini sağlamaktı. Bunu da son uçak kriziyle denediler. Sivil bir uçak kullanarak iki ülke arasında gerginliği hesap ettiler.
Büyük planın çökmesi için Türkiye'nin "Yokum" demesi gerekiyordu.
Plan buydu.
Ankara akıllı ve soğukkanlı davrandı. Belki de PUTİN'in çok yakınından gelen istihbaratla uçak indirildi. Arayı bozmaya çalışanlar böylece engellendi. Zaten Rus Dışişleri Bakanı Lavrov "Kimse dostluğumuzu bitiremez" dedi...
Bu da tutmayınca BARONLAR şimdi IRAK'ta boy göstermeye başladı. Büyük planda onlara orada da yer yoktu. Bunu bildikleri için rolünü kabullenmeyen İran ve bazı Şİİ odakları Ankara'ya karşı kışkırtmaya başladılar.
Dönelim başa...
Maliki de emir üzerine PKK'ya sarıldı.
Yakında bütün Şİİ hareketinin RUSYA'nın kontrolüne geçeceğini görmezden geldi. PKK ile Türkiye'nin bölgede BAYRAK göstermesinin önüne geçeceğini sandı.
Oysa oyun onun bildiği gibi değildi. İran ve Azeriler büyük ihtimalle Moskova ile oturup kalkacak, onlar gazı kontrol ederken Türkiye PETROLÜ elinin altına alacaktı. Avrupa gazda Rusya'ya, petrolde Türkiye'ye bağlı kalacaktı...
İşte bu nedenle oyun üstüne oyun kuruyorlar... Ankara KÜRT meselesini çözünce ellerinde hiçbir kart kalmayacak.
Bizim için FİNAL, onlar için ACI SON yakın...
İran rolüne alıştı mı gerisi kolay...