CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Kıssadan hisse...

Eklenme Tarihi 11 Eylül 2011
Eski bir dostumla geçtiğimiz günlerde biraraya geldik. Birkaç dakikalık sohbetten sonra MASA yine elektriklendi.
Konu Türkiye-İsrail arasındaki GERİLİMDİ.
Ben ısrarla içerideki İSRAİL'e vurgu yaparken dayanamadı ve başından geçen şu hikayeyi anlattı:
1950'lerin sonuna gelinmişti. Ülke kabuk değiştiriyordu. İşadamları da yeni yeni pazarlar peşinde koşuyordu. Ankara'nın üzerindeki ölü toprağından kurtulduğu günlerdi. Bir gün kapı çaldı... VEHBİ KOÇ, benimle birlikte rahmetli KEMAL ILICAK'ı ofisine çağırdı.
Ayaklarımız kıçımıza vura vura koştuk.
Giderken Kemal'le gözgöze gelip "acaba konu ne, bizden ne isteyecek" diye sessizce konuşuyorduk. Biliyorduk ki ülke fırsatlara doğru yelken açmıştı. Biz de iki kafadar ne yapıp edip PARAYI BULMAK istiyorduk...
Vehbi Bey'in kapısının önüne geldik.
Kravatları son bir kez düzelttikten sonra içeri kabul edildik. Rahmetli Vehbi Bey çok zeki biriydi. Hiç zaman kaybetmeden konuya girdi: Çocuklar gidin bana SUUDİ ARABİSTAN'dan BEYAZ EŞYA fabrikası için arazi bulun. Eğer başarılı olursanız 400 bin lira sizin...
Kemal'le kalbimiz duracak gibi oldu.
Hemen çalışmaya başladık. Bütün ilişkilerimizi gözden geçirdik. Araya tanıdık birkaç ismi de koyup bir süre sonra SUUD Ailesi'nin karşısına çıktık. Heyecanımız anlatılır gibi değildi. Ben söz alarak konuyu özetledim: Türkiye'nin en büyük işadamı buraya yatırım yapmak istiyor. Destek verirseniz fabrika buraya kurulacak...
Suud'lar şaşırdı. Hiç düşünmeden "EVET" cevabı verdiler... Biz ilk uçakla İstanbul'a döndük. Artık PARAYI bulmuştuk! Bir anda sınıf atlayacağımız için yürüyüşümüz bile değişmişti...
Hemen Vehbi Bey'den randevu isteyip tekrar ofisine gittik. Zafer kazanmış iki general gibi içeri süzüldük. Koltuklara yaslandıktan sonra ikimiz aynı anda "İŞ TAMAM VEHBİ BEY" dedik...
Gülümseyen Vehbi Bey "Ben o işi hallettim" diye cevap verdi.
Donup kaldık. Şaşkınlığımızı belli etmemek için sahte gülücükler savurduk... Küçük gözlerini açan Vehbi Bey kelimelerin üzerine basa basa devam etti: Çamaşır makinaları için gerekli olan PARÇAYI İsrail'den 8 dolara alıyordum.
İndirim istedim. Vermeye yanaşmadılar. Ben de "siz bilirsiniz yoluma ARABİSTAN'da devam ederim" restini çektim. Zaten sizin oraya gittiğinizi onlara el altından sızdırmıştım.
Bu bilgiyi teyit ettiler. Siz oraya inmeden yüzde 80 indirim haberi geldi...
Koltuğa gömülmüştük. Yutkunuyorduk.
Berbat durumdaydık.
Vehbi Bey biraz daha derine inerek sözlerini sürdürdü: Bu Yahudiler böyledir.
Sadece ARAP sopasından anlarlar.
Onlarla bir işi halletmek istiyorsan BU KARTI unutmayacaksın...
Birer bardak soğuk su içip evlerimize döndük... Aradan bir süre geçtikten sonra Vehbi Bey'i İsrail'de gördük. Bütün Tel Aviv, Türk Bayrakları ile donatılmıştı. Devlet Başkanı gibi karşılanmıştı. Hem istediğini almış hem de gücüne güç katmıştı.
STRATEJİNİN ne olduğunu o zaman öğrendik... Sonra Kemal yoluna, ben yoluma gittim... Ama bu dersi hiç unutmadan...

* * *

MISIR'DA NELER OLUYOR?
Günlerdir yazmaya çalışıyorum.
Ortadoğu'da İSRAİL-ABD ekseni parçalandı. Her yerde Türkiye'nin eli var.
Yıllarca ARAP coğrafyasının ABİLİĞİNİ yapan MISIR bile ERDOĞAN'ı bekliyor. Yarın Başbakan Erdoğan'ın Kahire'ye inmesiyle birlikte tarihe damga vurmuş olan MISIR ayağa kalkacak. Milyonlar Erdoğan'ı alkışlarken, Netanyahu eski partneri MÜBAREK'i mumla arayacak. İsrail için çok kötü günler yakında. Çemberin daraldığını görmeleri lazım.
Etrafında konuşacakları tek ülke kalmadı, kalmayacak. Pakistan'dan Tunus'a kadar olan hatta KUŞ UÇSA HABERİ OLAN ANKARA ile anlaşmak zorundalar. Başka hiç bir şansları yok. Tabii BAR FEDAİSİ LİEBERMAN mucizevi bir çıkış yolu bulmazsa!
NOT 1: "İsrail Türkiye'de İsrail'den güçlüdür" demiştik. İşte gördünüz. Her gün hükümete saldıran gazetenin İSRAİL Büyükelçisiyle olan yakınlığını... Fazla söze gerek var mı? Bunların ABİSİ olan gazete bu işleri daha gizli saklı yapardı. Karıncayı öperdi kimse anlamazdı! Velhasıl ÇIRAKLIK zor iş... Pardon YAMAKLIK...
NOT 2:
İsrail gazeteleri bile "Türkiye'ye yanaşalım, özür dileyelim" derken bizimkiler "YAHUDİ sermayesi gerilime el koydu.
ABD, Tel Aviv'in yanında"
manşetleri atıyor.
Bir basın düşünün ki ülkesine yabancı. Ne kadar acı di'mi...