CANLI YAYIN
Ergün Diler
ERGÜN DİLER

Çekidüzen

Eklenme Tarihi 20 Eylül 2012
Dostlarımızdan o kadar çok soru geliyor ki hangisine cevap vereceğimizi şaşırıyoruz. Merak büyük, istek çok...
E sahneye peşpeşe konulan filmler de izleyici ve taraftar bulunca, haliyle perde arkası değerli oluyor...
Neler oldu son günlerde bir bakalım isterseniz...
Kim olduğu belli olmayan, kime çalıştığı bilinmeyen KARANLIK biri hem Peygamberimiz'e hem İslam'a dil uzattı.
Hakaret etti. Bütün kutsallarla alay etti.
İğrenç film YouTube'a düşer düşmez, yani yaklaşık iki ay önce, SEÇİLEN BÖLGELERDE bazı İSTİHBARAT örgütleri çalışma yaptı. Halkı ayaklandırmak için dedikodu üretti. Bu da kısa zamanda meyvesini verdi. Hayatında internete girmeyen insanlar, Arap coğrafyasında sokağa döküldü.
İnsanların zihnine "Filmin çekimini ABD istedi" algısı yerleştirilince, haliyle herkes ABD büyükelçiliklerine saldırdı.
Ne filmden ne de çekenden haberi olmayan Libya elçisi Chris Stevens, ROKETLE öldürüldü.
Tıpkı BİNGÖL'de şehit edilen 10 askerimiz gibi...
NEYSE...
Kıvılcım bir anda bütün Ortadoğu'ya ve Müslümanlar'ın yaşadığı her noktaya sıçradı.
ABD'liler tehlike altındaydı. Birileri, kışkırttığı yüzbinleri OBAMA ile değişen ABD'ye hücum ettiriyordu.
İslam'la barışan bir Amerika istenmiyordu.
Çünkü engel olmazlarsa ellerinin altındaki her iktidarın gideceğini biliyorlardı. Önlerindeki Türkiye örneği çok canlıydı. 60 yıl hükmettikleri ANKARA artık yoktu.
İlk kopan "BİZ" olmuştuk. Ve bu dalganın yayılması asla istenmiyordu.
Ancak durduramadılar!
Arap Baharı başladığında çaresiz kaldılar. Artık her yerde "Ezan sesi" ve "Türk Bayrağı" vardı. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Amerikalılar'ın yaptığı ankette her ülkenin liderinden çok daha fazla oy alıyordu. Arap alemi NASIR'dan sonra ilk kez bir ismin etrafında toplanmıştı.
Devrilmeden 6 gün önce Netanyahu ile Şarm el Şeyh'te yemek yiyen Mübarek de sonunu biliyordu! Bu nedenle partneri "Tahrir Meydanı'nda 20-30 tane adam öldürürsen kimse kalmaz.
Herkes dağılır. Biz de işimizi yürütürüz"
diye öğüt veriyordu.
Çünkü o akıl yıllarca Türkiye'yi içeriden karıştırmış, hem Ankara'daki iktidarları sürmüş hem bölgedeki zaafiyetimiz alay konusu olmuştu!
Düşünün bakalım: 'Neden şimdi faili meçhul cinayetler olmuyor?..' Bir soru daha; Neden Apo'yu 15 yıl saklandığı Şam'dan alamadık?
Gücümüz mü yoktu? Ya da elimizi içeride tutan bir güç mü vardı?
DEVAM...
İğrenç film sahneye konulduktan sonra, arkası gelecek demiştim...
İşte şimdi de KARİKATÜR KRİZİ çıktı. Zibidinin biri çıkıp aynı filmde olduğu gibi Peygamberimiz'e hakaret etti. Ölçülen ve beklenen tepkiler gecikmeden geldi. Bu kez kaynak, yani yayıncı FRANSA'daydı! Charlie Hebdo dergisinin editörü Gerard Biard, "Bu bizim özgürlüğümüz. Ben camiye gidip onları dinlemiyorum, onlar da dergiyi almasınlar.
Basın özgürlüğü provokasyon değildir"
dedi.
Ama aynı Fransa, yani basın özgürlüğünü diline dolayan arkadaşlar, Cambridge Düşesi Kate Middleton'ın üstsüz fotoğraflarını basamıyordu!
Basmaya kalkanın canına okuyorlardı!
Tek direnen Berlusconi oldu.
CLOSER dergisine "Elinizde ne varsa yayınlayın" talimatı verdi. Saldırı anında geldi! Ellerindeki fotoğrafları KRALİYET AİLESİ'ne vermeyen dergi tarihi bir tazminat davasıyla karşı karşıya kaldı.
Peki Berlusconi ne yaptı?
Fotoğrafları İtalya'ya getirdi. Sahibi olduğu CHİ dergisine bastırıp tirajı patlattı. Kendisini koltuğundan eden LONDRA MERKEZLİ YAHUDİ PATRONLARDAN yani BARONLARDAN intikamını aldı.
Berlusconi kimin nikahına gelmişti? Erdoğan'ın oğlunun...
YETMEZ!
Provokasyonu devlet eliyle yapan Fransa bütün elçiliklerine acil mesaj geçerek "Cuma günü kapalısınız" emri verdi. Yani "Radikal Müslümanlar gelecek, camı çerçeveyi indirecek. Orada olmayın" demekti bu!
Dünya medyasını ve paranın yüzde 60'ını elinde tutan LONDRA merkezli Yahudi patronlar, İslam topraklarını karıştırıp OBAMA'yı ve ona destek olan akıllı Amerika'yı yerle bir etmek istiyordu. Film, karikatür ve sıradaki komplolar bu yüzden hazırlandı!
Emri veren aynı yerdi.
Kendi halkıyla barışan, içerideki NEO-CON-İSRAİL ittifakını yerlebir eden Türkiye, tıpkı değişen Amerika gibi hedefti. Çünkü Türkiye olmazsa ne Obama ne de ABD bölgede at oynatamazdı! OSLO'da PKK ile yapılan görüşmelerin İNGİLTERE vasıtasıyla sızmasını ve bunların bir kısmının CHP'ye gelmesini de NOT EDİN LÜTFEN!
Yakında çok daha önemli işler olacak.
İsrail-NEO-CON işbirliği ile yapılan 28 Şubat soruşturmasında daha ileriye gidilecek.
Ondan sonra içerideki GİZLİ DEVLET desteğiyle servetlerine servet katanlar hesap verecek...
Haliyle Türkiye değişirken SANCI ÇEKECEK.
Tıpkı dünya gibi...
Artık devletler 60 AİLENİN dünyayı yönetmesini istemiyor.
Bütün derin devletler el sıkıştı.
Ama ateşi yakabilecek bir ülke gerekliydi. Bunu da TÜRKİYE yaptı.
Ankara'ya çöreklenen İsrail ve Neo-Con'lar def edilince arkası geldi...
Yani "TÜRKİYE parlayan yıldız olacak" derken boş konuşmuyorduk.
Türkler yine TARİH yazacak. Zor olacak ama olacak...
Bunu yaparken de alışageldiğimiz bütün kurallar çöpe gidecek.
Çünkü bölgeyi yönetmek için YENİ BİR TÜRKİYE gerekli...
Herkesin diline, dinine, kültürüne saygılı...
Yapılan da bu...
İyi günler yakında...