Güvenli liman ve lider Türkiye

Eklenme Tarihi 2 Nisan 2026

Bir aydır ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını ve İran'ın misillemelerini konuşuyoruz.
Savaşın insani tarafını, ekonomiye etkisini, dünyayı ilgilendiren boyutunu değerlendiriyoruz.
Biraz daha geniş baktığımızda Türkiye'nin etrafının tamamen istikrarsızlıkla ve çatışmalarla çevrilmiş olduğunu, yani tam bir ateş çemberinin içinde bulunduğumuzu görüyoruz. Bu kaosun içinde Türkiye bir güven adası ve barışın teminatı halinde bölgenin yıldızı olarak parlıyor...


Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın LİDER DİPLOMASİSİ, geleceği çok önceden okuyan, bölgedeki gelişmeleri proaktif biçimde değerlendiren dış politika hamleleri, bugün Türkiye'yi bölgesinin lideri yaparken, dünyanın da gözünü çevirdiği bir konuma getirdi.
Ne demek istiyoruz açalım...


Türkiye'de son 15- 20 yıldaki dış politika hamleleriyle oluşturulan alt yapıyı görmek ve iyi okumak lazım.
Bölgemizdeki haritayı gözünüzün önüne getirin...
Kuzeyimizde Rusya- Ukrayna çatışması...


Türkiye her iki ülkeyle de görüşebilen tek devlet. Her iki liderle görüşebilen tek lider ise Başkan Erdoğan...
Türkiye arabulucu...


Bu rolüyle tahıl koridoru açarak dünyaya nefes aldırıyor... İki ülke barış görüşmeleri için Türkiye'yi seçiyor... İçerideki marjinallerin, "Bir tarafı tutalım" hezeyanlarına aldırmadan izlediği denge politikası ve aktif tarafsızlık duruşu ile krizi çözen bir Türkiye...
Bu arada sadece komşularımız değil, İstikrarın, barışın teminatı Haritada uzaklara gidelim... Türkiye, Somali ve Etiyopya arasındaki görüşmelere de arabuluculuk yapıyor...


Şimdi haritada biraz güneye inelim.
Suriye...
Yıllar süren bir zulüm. Milyonlarca insan, göç yollarında canlarını hiçe sayıyor.
Türkiye hepsine kucak açıyor. Yine içerideki 'marjinallerin' hezeyanlarına rağmen Türkiye ENSAR anlayışı ile kardeşlerini misafir ediyor.
Suriye'deki terör yuvalanmasına izin vermiyor. Türkiye'nin liderliğinde barış sağlanıyor. Terör belası temizleniyor...


Şimdi haritada biraz daha aşağıya inelim...
Gazze...
Kanayan yara Gazze. Yıllardır süren İsrail zulmüne karşı dimdik duran bir Türkiye ve lideri var.
Başkan Erdoğan her platformda, dünyaya soykırımı ve katliamı anlatarak küresel vicdanları ayağa kaldırıyor. Son olarak BM toplantısında yaptığı konuşma ile İsrail'in zulmünü bir kere daha dünyaya duyuruyor. Türkiye'nin öncülüğünde dünya devletleri bir araya geliyor, İsrail geri adım atıyor... İnsani yardımlar ulaşıyor. Türkiye, Gazze için hala devrede...


Şimdi haritada gezinmeye devam edelim.
Ermenistan...
Ermeniler, kardeşlerimiz Azerbaycan'a ait Karabağ'da yıllardır sürdürdüğü işgal ile bölgeyi krize sokuyor.
Türkiye yine devrede.
Askeri ve siyasi destekle Karabağ gerçek sahiplerinin oluyor.
Özgürlük ve barış geliyor.


Güneye geri dönelim.
Libya...
İstikrarsızlığın önlenmesi için yine Türkiye devreye giriyor.
'Bizim Libya'da ne işimiz var' diyen, bölgeyi ve dünyayı okuyamayan içerideki 'marjinallere' rağmen Türkiye, Doğu Akdeniz'deki haklarını korumak için büyük bir hamle yapıyor...
Kazanımları görüyoruz, göreceğiz...


Şimdi Körfez'e tekrar dönelim...
Bir aydır süren savaş karşısında yürütülen denge politikasının ülkemizin güvenliği için ne kadar elzem olduğu ortada. Bölgedeki krizin çözümü için Türkiye tek çare olarak görülüyor.
Başlatılan diplomatik görüşmelerin tamamını zaten Türkiye yönetiyor.
Savaşın en önemli ayağını oluşturan enerji ve ticaretin arz ve güvenliği için de Türkiye alternatif bir rota olarak duruyor.
Bölgede çaresiz kalan körfez ülkeleri, lider olarak Türkiye'yi görüp bizim atacağımız adımları takip ederken, uluslararası sermaye ve şirketler için de güvenli liman ülkemiz olarak ortaya çıkıyor.


Başkan Erdoğan'ın "Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır.
Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız.
Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz" sözleri de aslında izlenilen politikayı özetliyor.


SÖZÜN ÖZÜ;
Türkiye, yıllardır yürüttüğü dış politikası, güçlü siyasi liderliği ile bölge ve dünya barışının ön önemli güvencesi olmaya devam ediyor.