CANLI YAYIN
Emre Şahin
EMRE ŞAHİN

Büyük tehlike

Eklenme Tarihi 13 Eylül 2026

Teknolojinin hayatımızın her alanında etkisini hissettirdiği günümüzde, bazı tehlikelerin de yanı başımızda olduğunu unutmamak gerekiyor. Özellikle son dönemde peş peşe karşımıza çıkan nostalji akımları, ilk bakışta masum bir eğlence gibi görünebilir. Kimileri 20 yıl önceki vesikalık fotoğraflarını paylaşırken, kimileri anne ve babalarının eski fotoğraflarını sosyal medyaya taşıyor.

"Sen de ekle" çağrısıyla adeta bir çılgınlık yaşanıyor.

Son olarak çığ gibi büyüyen ve insanları 80'ler tarzında nostaljik portrelere dönüştüren yapay zekâ akımları da büyük ilgi görüyor. Ancak bu durum siber güvenlik ve veri mahremiyeti uzmanlarına göre büyük tehlike. "Sen de ekle" çağrısının arka planındaki tehlikeler, özellikle güvenlik araştırmacılarının ve siber istihbarat uzmanlarının yıllardır dikkat çektiği biyometrik veri toplama ve dijital ayak izi tartışmalarıyla birebir örtüşüyor.

Siber güvenlik uzmanları, viral hale gelen bu tür uygulamaların arkasındaki asıl değerin "eğlence" değil, devasa yüz veri tabanları (dataset) olduğunu kanıtladı. Kullanıcıların farklı açılardan çekilmiş net fotoğraflarını, hatta aile albümlerindeki çok sayıda görüntüyü aynı anda yüklemesi; yapay zekâ algoritmalarına bir kişinin aile bağlarını, genetik yüz hatlarını ve farklı yaş dönemlerindeki değişimlerini ortaya koyan kapsamlı bir veri sunuyor. Veriler küresel ölçekte geliştirilen gelişmiş yüz tanıma (facial recognition) algoritmalarını beslemek amacıyla kullanılıyor. Her şeyinizi değiştirebilirsiniz ama yüzünüzü asla.

Yalnızca nostaljik bir akıma katılmak uğruna gelecekteki dijital güvenliğini ve kişisel mahremiyetini riske atmaya değer mi?
Özellikle teknoloji şirketlerinin kurucularının aile mahremiyeti konusunda sergilediği tutum dikkat çekiyor. Bugün çocuklar ve gençlere yönelik birçok gizli operasyonun merkezinde yer alan Mark Zuckerberg'in kendi çocuklarının yüzünü sosyal medyada emojiyle kapatarak paylaşması tesadüf mü?
Aile mahremiyetine azami özen gösterdiğini düşünelim. Peki neden milyonlarca ailenin mahremiyeti söz konusu olduğunda aynı hassasiyet gösterilmiyor?

İşte bu nedenle uzmanlar, bu tür trendlere fotoğraf yüklemeden önce iki kez düşünülmesini tavsiye ediyor.

  • American Civil Liberties Union: Bu tür viral uygulamalar yasalardaki gri alanları kullanarak biyometrik verileri topluyor. Gün gelecek sizi size karşı kullanacaklar.
  • Electronic Frontier Foundation: Kullanıcılar yükledikleri fotoğrafların telif hakkını ve veri kullanım iznini farkında olmadan bu şirketlere devrediyor. Bu veriler ticari ya da istihbarat amaçlı algoritmaların eğitiminde kullanılıyor.
  • Bruce Schneier (Harvard'da görevli. Amerikan Güvenlik Teknoloğu ve Kriptograf): Biyometrik veriler (yüz, parmak izi, iris) geleneksel şifrelere benzemez. Bir kez sızdırıldığında veya yapay zekâ havuzlarına kaptırıldığında asla değiştirilemeyeceğini anlamalısınız. Maalesef artık o şirketlere ait biri olursunuz.
  • Kashmir Hill (The New York Times'ın araştırmacı gazetecisi ve yazarı): Masum görünen her türlü fotoğraf yükleme trendi aslında şirketlerin devasa yüz veri tabanlarını besliyor. Tek paylaşımla artık veri tabanına klonlanıyorsunuz.


ABD Başkanı Donald Trump, Kasım ayındaki ara seçimleri Cumhuriyetçiler kazanırsa her yetişkin Amerikalıya 5 bin dolar teklif etti. Trump'ın vaadi gerçekleşirse, ABD hükümetine maliyeti 1 trilyon 200 milyar dolar olacak. Demokratlar, Trump'ın bu vaadinin imkansız olduğunu empoze etmeye çalışıyor.

ALMANYA PANİKTE

ALMANYA için Alternatif (AfD) Eş Genel Başkanı Alice Weidel, Almanya'nın ekonomik ve mali durumunun iflas noktasına geldiğini söyledi. Bir zamanlar Avrupa'nın lider ülkesi, Rusya'ya bağımlı hale gelmişti.

Rusya'nın Ukrayna'ya savaş başlatması, AB'nin Moskova karşıtı adımları ile Berlin'de çöküş başladı. Almanya'daki krizin en somut göstergelerinden biri şirket iflaslarında ortaya çıkıyor. 2026'nın ilk 6 ayında 12 bin 812 şirket iflas başvurusu yaptı.

Sadece haziran ayında 2 bin 266 şirket iflas başvurusunda bulundu; yıllık artış yüzde 15,8 oldu. İş gücü piyasasında da alarm zilleri çalıyor. Ağustos 2026'da Almanya'da işsizlerin sayısı 3 milyon 61 bine yükseldi. İşsizlik oranı yüzde 6,5'e çıktı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı da yaklaşık 2 milyon 996 bin olarak açıklandı. 2026'nın ilk yarısında Almanya otomotiv sektöründeki çalışan sayısı 691 bin 500'e düştü. Bir yılda 42 bin 300 kişi işini kaybetti. Almanya Şansölyesi Merz de hiç umutlu değil.

KRİZİN YENİ ADRESİ

PERIM Adası, Kızıldeniz'in güney girişindeki dar geçiş noktası olan Bab el-Mandeb Boğazı'nın ortasında yer alıyor. Adanın ele geçirilmesi, ABD ile İran arasındaki savaşa yeni bir boyut kazandırıyor. İran Basra Körfezi'ndeki Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışını zaten büyük ölçüde kesmiş ve bu gücünü Washington'dan taviz koparmak için kullanmış durumda.

Şimdi ise İran'ın müttefiki olan Husiler, Kızıldeniz'deki bir darboğazda mevzi elde etmiş bulunuyor ve buradaki deniz taşımacılığını çok daha büyük sekteye uğratabilir. Uzmanlar, bu krizin artması halinde brent petrolün 120 doları aşacağını öngörüyor.