CANLI YAYIN
Emre Şahin
EMRE ŞAHİN

Yüzyılın fırsatı

Eklenme Tarihi 31 Mayıs 2026
20. Yüzyıl'ın iki büyük dünya savaşı insanlık tarihine ağır bedeller ödetti. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bu yıkıcı süreçlerin ardından, daha istikrarlı bir uluslararası düzen inşa etmek amacıyla adımlar atıldı. Birleşmiş Milletler ve benzeri uluslararası merkezler kuruldu. Devletler, birbirlerine karşı saldırgan politikalardan kaçınmayı kabul etti. Uzun yıllar boyunca küresel sistemin temelini oluşturan bu yapı, dünya siyasetinin ana omurgası haline geldi.

MONROE DOKTRİNİ

Ancak bugün kurulan düzenin ciddi bir kırılma yaşadığı görülüyor. Küresel dengeler ve güç merkezleri değişiyor, ekonomik ve siyasi rekabet sertleşiyor. Geleneksel ittifaklar da sorgulanıyor. Bir dönem tartışmasız kabul edilen düzen artık yeni meydan okumalarla karşı karşıya. liderler dünyanın yeni bir güç mücadelesi dönemine girdiği konusunda hemfikir.

ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politika yaklaşımı, bazı çevrelerde 19. yüzyılın Monroe Doktrini'nin güncellenmiş bir versiyonu olarak değerlendiriliyor. Ancak küresel güç dağılımının değiştiği bir dönemde, tek merkezli bir dünya düzeninin yeniden inşa edilmesi çok zor. Buna karşılık giderek daha fazla ülke, çok kutuplu ve çok katmanlı bir uluslararası sistemi savunuyor. Bu yeni modelde yalnızca birkaç süper güç değil; bölgesel güçler, orta ölçekli etkili ülkeler, uluslararası kuruluşlar belirleyici rol oynuyor. Küresel meselelerin çözümü, tek bir merkezden değil, farklı güç odaklarının iş birliğini çağırıyor.

KÜRESEL DENGE

Tam da bu noktada Türkiye'nin önemi her geçen gün daha fazla hissediliyor. Başkan Erdoğan'ın, "Türkiye yeni dünya düzeninde önde gelen ülkelerden biri olacak" sözleri yalnızca Ankara'da değil, Washington'dan Brüksel'e, Moskova'dan Afrika başkentlerine kadar geniş yankı uyandırdı. Çünkü son yıllarda yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin yalnızca bölgesel bir aktör değil, küresel dengeleri etkileyebilen stratejik bir güç haline geldiğini gösteriyor.

Savunma sanayinde elde edilen başarılar, yerli ve milli teknolojilerdeki atılımlar, enerji konusundaki adımlar, Afrika'dan Orta Asya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada kurulan yeni ortaklıklar ve kriz bölgelerindeki aktif diplomasi Türkiye'nin uluslararası ağırlığını önemli ölçüde artırdı.
Bugün dünya yeni bir düzen arayışındayken, Türkiye yalnızca gelişmeleri izleyen bir ülke değil; oyunun kurallarını etkileyen ve geleceğin şekillenmesine katkı sunan ülkelerden biri.

YENİ GÜÇ MERKEZİ

Küresel düzen yeniden şekillenirken Ankara'nın elindeki stratejik avantajlar her geçen gün büyüyor. Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında bulunan Türkiye; askeri gücü, ekonomik kapasitesi, diplomatik etkinliği ve genç nüfusuyla yeni dönemin en güçlü aktörlerinden biri. Tarih boyunca büyük dönüşümler, yeni güç merkezleri ortaya çıkardı. Dünya bir kez daha böylesine büyük bir dönüşümden geçerken, Türkiye belki de Cumhuriyet tarihinin en önemli fırsatlarından birini yakaladı. Yeni dünya düzeni kurulurken Türkiye artık yalnızca sahada değil, masada da belirleyici ülkeler arasında yer alıyor.


PARANTEZ

Yapay zekânın iş dünyasındaki rolü giderek artıyor. Bu tartışmalara neden olurken ChatGPT'ye "hangi mesleğe daha yakın hissediyorsun?" diye soruldu. ChatGPT'nin cevabı yeni bir tartışma başlattı: Araştırma kütüphanecisi. Soruşturma analisti. Öğretmenlik.


REKLAM HIRSIZLIĞI

Google, Meta, X ve TikTok artık yalnızca sosyal medya veya teknoloji şirketleri değil; birçok ülkenin ekonomik ve toplumsal yapısını etkileyen dev güç merkezlerine dönüştü.
Aile ilişkilerini zedeleyen, çocukları tehlikeli bağımlılıklara sürükleyen ve toplumları algoritmalar aracılığıyla yönlendiren bu platformlara karşı birçok ülkede önlemler alınmaya başlandı.
Türkiye de bu platformlarda özellikle çocukların korunmasına yönelik önemli adımlar attı. Ancak meselenin bir de ekonomik boyutu var. Türkiye'de üretilen değer ve reklam bütçeleri her yıl milyarlarca lira olarak bu şirketlerin kasasına akıyor. Sadece geçen yıl yaklaşık 200 milyar liralık reklam geliri yurt dışına çıktı.
Bu devasa kaynak ne fabrikaya, ne teknoloji yatırımına, ne istihdama ne de kayda değer bir vergi gelirine dönüştü.
Avrupa ülkeleri de benzer endişeler taşıyor ve dijital devlerin sınırsız kazanç elde etmesine karşı çeşitli tedbirler uyguluyor.
İşte Avrupa Birliği ülkelerinde öne çıkan bazı önlemler:

DİJİTAL Hizmet Vergisi (Digital Services Tax - DST)
YEREL Vergilendirme ve Kâr Beyanı Zorunluluğu
DİJİTAL Reklam Gelirlerinin Şeffaf Raporlanması
YEREL Temsilcilik ve Hukuki Muhatap Bulundurma Zorunluluğu
ALGORİTMA Şeffaflığı ve Denetimi
ÇEVRİM İçi Reklam Hedefleme Kısıtlamaları
TEKNOLOJİ Devlerine Yönelik Rekabet Soruşturmaları ve Para Cezaları...
TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN