Bugünkü
Takvim
  • 28 Ocak 2011, Cuma

Emir komuta altında adalet!

Türkiye kabuk değiştiriyor. Anayasa değişikliği yapıldı. Demokratikleşme yönünde küçümsenmeyecek adımlar atıldı.
Buna rağmen, yapılması gereken daha pek çok iş var.
Askeri mahkemelerde halen emir-komuta zincirinin gölgesi hâkim. Bir yanda hukukçu üyeler bulunuyor, diğer yanda asker üyeler.
Üstelik, hukukçu olup olmadığına bakılmaksızın, kim daha kıdemliyse mahkeme başkanlığını da o yapıyor.
Son derece garip bir tablo ortaya çıkıyor:
Askeri Mahkeme Başkanı topçu albay...
Askeri Mahkeme Başkanı piyade albay...
Mahkemeyi en kıdemli asker üye yönetiyor.
Hâkimlikten gelen isimler ise, onun yanında "üye" sıfatıyla görev yapıyor. Hiçbir hukuk eğitimi almamış topçu ya da muhabereci albay, hukuk diplomasına sahip olan üyenin önünde yer alıyor.
***

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ndeki tablo daha da sıkıntılı...
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin her dairesinde 3 hâkim subayın yanında 2 tane de kurmay subay görev yapıyor. Hâkim subaylar, mesleklerinin sonuna kadar aynı kadroda kalıyorlar. Kurmay subaylar ise, belli aralıklarla değişiyorlar. Biri gidiyor, yerine atanan bir başkası geliyor.
İşin en ilginç yanı da şu:
AYİM'nde, bu güne kadar açılan bütün davalarda kurmay subaylar idare lehine oy kullanmış durumdalar.
Niye acaba?
Çünkü, öyle davranmak zorundalar.
Kurmay subaylar, o göreve "geçici" olarak getiriliyorlar. Süreleri sona erdiğinde de birliklerine geri dönüyorlar. Bu tablo içinde mümkün mü komutanlarının aleyhine oy kullanmaları?
Elbette değil!
Kim ister kendi ipini çekmeyi?
***

Çalışıp çabalamış ve kurmay olmuşlar.
Her kurmay gibi, onların hayallerini de "paşa" olmak süslüyor. Sıkıysa idare aleyhine oy kullansınlar. Albaylıktan yukarı çıkamazlar.
Kendi elleriyle paşalık yolunu tıkamış olurlar.
Şimdi soruyorum:
- Emir komuta zinciri çerçevesinde işleyen böyle bir yapıdan adalet beklenebilir mi?
Beklenemeyeceğine göre... Bu yapının değiştirilmesi gerekli.
Öncelikle bu mahkemelerden "kurmay" sıfatına sahip asker üyeler gönderilmeli.
Yerlerine hâkim üyeler atanmalı.
Yeter mi?
Yetmez elbette. Hakim üyeler, mutlaka emir komuta zinciri içinden çekip alınmalı.
Gerekirse albaylığın ardından general aylığı verilmeli. Ancak, onların generalliğe yükselmelerinin önü kapatılmalı. Generallik beklentisinin yol açabileceği adaletsizliklere set çekilmeli.
Gelecekleri, komutanlarının verecekleri kararlarla değil, yasalarla çizilmeli.
***

Anayasa değişti. İdarenin 12 Eylül dönemindeki uygulamalarına karşı yargı yolu açıldı...
Danıştay'a müracaat eden bazı eski valiler, idarenin o dönemde yaptığı uygulamaları dava ettiler. Sivil yargı, "Zaman aşımı yoktur" kararını verdi:
- Yeni bir durum ortaya çıktı. Bu yeni durum çerçevesinde, 12 Eylül uygulamaları ile ilgili olarak başvuru yapmanın önü açıldı.
Yapılan inceleme sonunda davacılar haklı, idare suçlu bulundu.
Bu arada, YAŞ mağdurları tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne de 1.200'ün üzerinde başvuru yapıldı.
AYİM, Danıştay'ın tam tersi bir karar aldı:
- Zaman aşımından dolayı davaların reddine...
Bu karar, askeri mahkemelerdeki yapılanmanın doğal bir sonucu.
Eğer gerçekten adaleti sağlamak ve gerçek demokrasiyi yerleştirmek istiyorsak, bu yapıyı düzeltmek zorundayız. Hem de hiç vakit geçirmeden.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya