CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Cambaza bak…

Eklenme Tarihi 20 Ekim 2026

Fon Krizi olarak bilinen olayla ilgili araştırma ve soruşturmalar ciddiyetle sürdürülüyor. Fonlarda manipülasyonları önleyecek tedbirlerin 28 Ağustos'ta uygulanması sonrası 16 Eylül'de patlayan krizle bağlantılı olarak; haklarında işlem yapılan 302 şüpheliden 86'sı tutuklandı, 163'ü hakkında adli kontrol kararı alınıp, firari 35'i hakkında arama kararı çıkarıldı.

Soruşturma ile ilgili çok sayıda kişinin hesaplarının bloke edildiği ya da mal varlıklarına tedbir konulduğu, konu ile ilgili TMSF tarafından açılan gönüllü iade hesabına şu ana kadar 2 milyar liranın üzerinde ödeme yapıldığı, malum.

Kapatılan 131 fonla bağlantılı 500 bin kişiden hangilerinin mağdur ve hangilerinin vurguncu olduklarının tespiti için yürütülen araştırmaların titiz bir şekilde sürdürüldüğü ve gerek duyulduğunda yeni gözaltı ve tutuklamaların yapıldığı ve yapılacağı, net.

Altı çizilmesi gereken en önemli hususlardan birisi de, fon krizinde rolleri olanların, kim olurlarsa olsunlar, hesap verecekleri gerçeği. Elektronik ortamda bütün detaylarıyla kayıtlı işlemlerin tetkiki ile, fon vurgunu girişimine bulaşanların tamamının ortaya çıkacağı, rahatlıkla söylenebilir.

Krizin başında ve muhtemelen içeriden verilen bilgilerle açığa çıkan ünlü isim, benzerleri olsaydı onların da çoktan açıklanacağını düşündürüyor. Maruz kaldıkları iftiraları delilleri ile yalanlayan iki bakan hatırlandığında, bulanık suda balık tutma niyetlilerin artık malzemelerinin kalmadığı anlaşılıyor.

İsim benzerliği üzerinden iftiralar yağdıranların 'listeyi açıklayın' talebi makul gibi gözükse de, detaylı inceleme yapılmadan yaklaşık 500 bin kişinin isimlerini açıklamanın ne faydası olabileceğini onlar da bilmiyor belli ki.

Fon krizinin açıklığa kavuşturulması ve sorumlulardan hesap sorulmasını iyi niyetle savunanlara kimsenin sözü olmaz. Ancak, borsadaki oyunların tespiti sonrası, mevzuat tedbirlerinin alınması, içi boş fonlar ile bağlı kuruluşlara el konulup sorumlularını içeri tıkılması ve fonzedelerin mağduriyetini giderecek adımlar atılması gibi müspet gelişmeleri itibarsızlaştırmaya çalışanların, aslında 'cambaza bak!' demeye çalıştıklarını fark etmek, önemli…

'Çıkar amaçlı suç örgütü lideri' olduğu ve Kamuyu 143 ayrı eyleme 161 milyar liralık zarara uğrattığı tespitiyle hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenen Ekrem İmamoğlu'nun 4 günlük savunması, tamamlanmış.

Savunma kürsüsünde 4 gün sadece gösteri yapan İmamoğlu, 143 suçlama ile ilgili tek kelime bile etmemiş daha doğrusu edememiş.
Sabah'tan Mahmut Övür'ün, İmamoğlu'nun savunma yapmayışı ile ilgili olarak 'İmamoğlu'nun beklediği bir şey mi var?' sorusu, anlamlı.

'Cambaza bak!' diyerek dikkatleri başka tarafa çekmeye çalışanlar dışında beklediği bir şey olup olmadığını bilmediğimiz İmamoğlu'nun, suçlamalar karşısında söyleyebilecek bir şeyi olmadığı, net…