Başta imzacı üç ülke olmak üzere İslam âleminde sevinçle karşılanan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölge üzerinde değişik hesapları olan mihraklar ve uzantılarında da ciddi tedirginlikler doğurdu.
Anlaşma sebebiyle en çok İsrail'in tedirgin olduğunu belirtmek, gereksiz.
'Ölümcül İttifak' başlığını kullanan Jerusalem Post'un 'Üç ülke eksiğini tamamlıyor' yorumu, konunun özeti.
Medyasındaki yorumlara bakılırsa, Türkiye aleyhine ittifaklar kurabilme hayali içindeki Yunanistan'ın şaşkın olduğu anlaşılıyor. Konuya Pakistan üzerinden yaklaşan Hindistan medyasının 'Türkiye, Pakistan'ın askeri açığını kapattı' değerlendirmesi de dikkat çekici.
Türkiye'nin başarılı diplomatik adımlarıyla pekişen liderliği, askerî kapasitesi ve savunma sanayii alanındaki atılımlarını, enerji devi Suudi Arabistan'ın finans ve Pakistan'ın nükleer gücüyle buluşturan Mekke Anlaşması'nın, düşmanlara korku, dostlara güven vermesi, normal.
Aksa Tufanı ile ilgili gelişmeler yanında ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları sonrası yaşananların, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinde 'ABD'nin koruma kalkanı' konusunda ciddi bir sorgulama başlattığı, malum.
İsrail'in 9 Eylül 2025'te Katar'daki Hamas üyelerine yönelik saldırısı sırasında -nedense- çalışmayan ABD hava savunma sistemlerinin, İran'ın misilleme atışları karşısında da yetersiz kalması, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini yeni çareler aramaya yönlendirmişti.
İran'ın İsrail ve bölgedeki ABD üslerine yönelik füze atışları sırasında, güya bölge ülkelerini de koruyacak ABD'nin İsrail'in hava savunma ihtiyaçlarına öncelik vermesinin, ilgili ülkelerin durumu kavramalarında ciddi katkıları olduğu söylenebilir.
Şimdilik üç ülkenin başlattığı ve zamanla diğer İslam ülkelerinin de katılması beklenen süreç, bölgenin son dönemlerde iyice artan ortak savunma ve güvenlik mimarisi ihtiyacını karşılama açısından son derece kritik bir adım.
Mekke Anlaşması ile ilgili olarak İran adına yapılan en net açıklama İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin, 'Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan ile derin dinî, tarihî ve kültürel bağlarımız var. Bu anlaşmanın İran'a karşı olduğunu düşünmek için hiçbir neden yok. Bilakis bölge ülkelerinin kendi imkânlarına dayanarak dış müdahalelerden bağımsız bir yol arayışında olmaları önemli bir işaret' şeklindeki açıklaması.
Dışarıdan yapılan yorumlar her ne ise.
Ancak içeriden ve özellikle de bir ilk adım olan Mekke Anlaşması'nın ülkeler ve kapsamı açısından çok daha gelişmişini arzu etmesi gerekenlerin itibarsızlaştırma gayretleri, üzücü.
İran'ın misilleme saldırılarının bölgedeki ABD üslerini hedef aldığı ve Mekke Anlaşması'nın böyle bir durumu kapsamadığı, açık. Mekke Anlaşması'nı İran adına eleştirenler, Anlaşma'yı ve Bekayi'nin açıklamasını bir kez daha dikkatle okumalı!..