Arkadaşları ile çayı içerken mekana giren birine dikkat kesilen Melih Bey, ayağa kalkarak, seslendi:
- Feridun Hocam, buradayız… Selam vererek yanlarına gelen misafire arkadaşlarını tanıttıktan sonra da tanıttı:
- Emekli iktisat profesörlerimizden Feridun Yılmaz Bey. Buralarda olduğunu duyunca telefon edip sabah çayına beklediğimizi söylemiştim… Selim:
- Hoş geldiniz hocam. Tabir caizse, iyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş. Ekonomi hocası olduğunuza göre şu fon felaketi konusunda bize bazı bilgiler verirsiniz inşallah… Feridun Hoca'nın tereddüt ettiğini fark eden Melih Bey:
- Hocam, emekli de olsanız konunun teorisini en iyi bilenlerden birisiniz. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oluşturulan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu'nun çalışmaları sayesinde, tasfiye kararı alınan fonların mağdurları ile ilgili atılan sevindirici adımlar, işin aktüel tarafı. Soruşturmalarda tutuklananların sayısı 82 oldu. Anlaşılan, kim olursa olsun hesap vermesi gerekenlerin gözünün yaşına bakılmayacak. Şimdi vereceğiniz genel bilgileri bekliyoruz… Feridun Hoca:
- Peki başlayalım. Laf aramızda, soruyu soran arkadaşımızın fon felaketi deyimi tam yerinde. Yaşadığımız daha doğrusu bence belki de daha beterinden herhalde kıl payı kurtulduğumuz şey, küçük de olsa bir felaket sayılabilir… Araya giren Mustafa:

- Daha beteri derken?..
- Benim kanaatim birilerinin ince ince planladıkları ve sanırım birkaç ay sonra patlatmayı hesapladıkları bir çıban, farkına vararak veya varmayarak, çok büyümeden patladı ya da patlatıldı. Yıllar önce, 2021'de kurulup başlangıçta sadece kuruculara açık olan ve kendi içinde iyice şişirildikten sonra halka açılarak on binlerce katılımcıya ulaşan bir fondan; bir iken on, yüz hatta bin haline getirilen yani şişirilen değerlerden bahsediyoruz. Bu, gözüktüğü kadar masum bir iş değil.
Dolayısıyla, ardında kim ya da kimler varsa, çok daha büyük başka hedefleri olduğunu ve buna ulaşamadan yakalandıklarını düşünüyorum… Mehmet:
- Bu ihtimalden geçen haftaki sohbetimizde Melih Bey de bahsetmişti. Borsa tarihimiz çok eski değil herhalde?..
- Bir yönüyle eski olsa da bizde borsa ve özellikle de fon konusu yeni sayılabilir. Borsamızın temelleri Osmanlı döneminde 1866 yılında kurulan Dersaadet Tahvilat Borsası ile atılmış ve başlangıçta devlet tahvillerinin işlem gördüğü borsada Kırım Savaşı'ndan sonra dış borçlanmayla yabancı hisseler de eklenmiş. Cumhuriyet sonrası 1929'da yeni bir kanunla yapı genişletilse de bizim anladığımız manada borsanın kuruluşu 1985. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) adıyla resmen kuruluşu takiben ilk işlemler de 3 Ocak 1986'da başlamış. Yapısal reformlar ve dijitalleşmeyle işlem hacminin artması da İMKB'nin 2013'de Borsa İstanbul (BİST) adını almasından sonra. Borsada fon yatırımları 2004'te alınan kararla 2005'de başlamış… Remzi:
- Hocam, cahilliğimize verin ama borsa derken tam olarak ne anlamak gerekir, kısaca izah edebilir misiniz?..
- Tabii ki. Basitçe anlatmak gerekirse borsa, birikimlerini değerlendirmek isteyen yatırımcıların borsada işlem gören şirketlere ortak olmasını ve böylelikle şirketlerin finansman sağlamasını temin eden bir organizasyondur. Şirketler büyümek ve üretimlerini daha da artırmak niyetiyle halka arz ile sermaye elde ederken, haralarının değerini korumak ve artırmak isteyen bireyler aldıkları hisselerle şirketlerin kârına ve büyümesine ortak olurlar. Kuruluşların ve hisselerin değeri tamamen arz ve talep dengesiyle belirlenirken yatırımcılar paylarını diledikleri zaman nakde çevirebilirler… Selim:
- Bilgimiz daha da artsın diye, hisse senedi ve fon arasındaki farkı da anlatsanız…
- Peki. Hisse senedi tabir caizse, bir şirkete doğrudan ortak olmanızı sağlayan araçlara denir. Yatırım fonu derken de profesyonel yöneticilerin, yatırımlarınızla çeşitli kuruluşlara dolaylı olarak ortak olmanızı sağladıkları bir sistem anlaşılır. Hisse senedinde tek bir şirketin hissesini kendiniz seçip alırken, fonlarda ise paranız uzmanlarca hisse, tahvil veya altın gibi farklı varlıklara dağıtılarak yatırılır… Mustafa:
- Teknik olarak hangisi daha akla yakın?..
- Bu tamamen kişiye bağlı bir tercih. Hisse senedinde ortak olduğunu şirketin takibini kendiniz yapar ve gerek gördüğünüz her adımı atabilirsiniz. Fonda ise kararlar, profesyonel fon yöneticileri tarafından alınır… Remzi:
BORSA; HİSSE, FON…
- Borsa, hisse, fon. Yabancı olduğumuz konular. Faize karşı olanlar açısından durum nedir?..
- Faiz hassasiyeti olanlar, borsada üretimle uğraşan ve faizle işi olmayan kuruluşlara ortak olabilirler. Sayısı iki bini bulan fonlar arasında, özellikle faizle uğraşmayan kuruluşlara yatırım yapanlar da mevcut. Dolayısıyla faize bulaşmak isteyenler bu fonları tercih edebilirler… İhsan:
- Peki Feridun Hocam, hisse senedi mi fon mu daha az risklidir?..

- Normalde, hisse senedi fiyatı sadece yatırım yapılan şirketin performansına bağlı olduğu için riski yüksek gözükür. Fonlar ise teknik olarak riski birden fazla varlığa bölerek dengelemeye çalıştıkları için riski daha az gibidir. Tabii son yaşadığımız fon felaketi ayrı bir hikaye… Selim:
- Fon felaketinde SPK'nın ve devletin ilgili diğer birimlerinin konuya geç uyanmalarına ne diyebiliriz?..
- Sanıyorum önümüzdeki günlerde daha geniş bilgilere ulaşabiliriz. Normalde fonları yönetenlerin katılımcıların zararına sebebiyet verebilecek işlemler yapmamalarını emreden hükümler zaten mevcut. Ancak kendilerini uyanık zanneden birilerinin, fonları içi boş bazı şirketlere yönlendirmek suretiyle vurgun peşinde koştukları anlaşılınca, mevzuat düzenlemesi yapıldığı anlaşılıyor. Yapılan uyarılara kulak tıkayan tasfiye edilen fonların yöneticileri, Ağustos sonunda devreye alınan tedbirler sonrasında kurallara uymak mecburiyetinde kalınca da olan oldu… Mustafa:
- Tam olarak ne yaşandığını basitçe anlatabilirseniz seviniriz hocam…
- Bir fonun herhangi bir şirkete yapacağı yatırım yüzde 25 ile sınırlandırıldı ve durumları buna uymayanların gerekeni yapmaları istendi. Haliyle içi boş şirketlere mesela yüzde 80 oranında fon yatıranlar da bir anda açığa düşüp, şişirdikleri değerden ödeme yapamayınca patladılar. Felaket böylelikle oluştu yani. Netice olarak, soruşturma devam ediyor tutukluların sayısı 82, adli kontrolle serbest bırakılan birçok kişi var. Bu arada birçok kişinin mal varlıklarına el konulurken, birçoğunun mal varlıkları da donduruldu. Borsa ve fon işlemleri tamamen kayıt altında olduğu için kimin ne yaptığı ve hangisinin kanunlara aykırı olduğunu tespit etmek kolay... Mehmet:
- Kamuoyunca tanınan bazı kişilerin bu işe nasıl karıştıklarına akıl erdirmek zor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?..
- Bu konuda yorum yapmak için henüz erken. Sempati ve antipatilerle hüküm vermek bizi yanlışa sürükler. Adı çok geçen bir hanım ve beyinin 165 milyon yatırıp 2 milyar kazandıkları konuşulurken, 11 milyar vurup kaçtıkları anlaşılanlar gündeme bile gelmeyebiliyor, mesela. Bahsi geçen ile ilgili hukuk dışı bir şey varsa gerekenin yapılacağında şüphe olmadığı gibi kendisine sahip çıkan da yok. Soruşturma ilerledikçe kimin hangi niyetle ne yaptığını anlamak kolaylaşacağı için beklemek ve sonra karar vermek daha makul bence… Melih Bey:
- Konuyu; belki büyük paralar vurmak ama esas olarak Türkiye'nin seçim atmosferine gireceği bir vasatta ekonomik sarsıntı oluşturabilmek maksadıyla planlı bir şekilde yürütülen bir hazırlığın, geç olsa da fark edilip daha büyümeden engellenmesi olarak özetleyebiliriz, sanırım. Bu açıdan bir çıbanın bünyeye daha fazla zarar vermeden patladığı ya da patlatıldığını söylemek uygun. Kasıtlı olarak ya da ihmal suretiyle sürece katkılarda bulunanlardan hesap sorulacağı da net. Bu arada fonzedelerin mağduriyetinin giderilmesi için gereken adımlar da atıldı… Feridun Bey:
- Teşekkürler Melih Bey. Konuyu iyi özetlediniz… İhsan:
- Eh bugünlük de bu kadar diyelim o zaman. Cenab-ı Hakk hepimizi tuzak kuranların şerlerinden muhafaza buyursun duasıyla da sohbetimizi sonlandıralım…
- Amin…