CHP'deki kaosun kısa vadede durulma şansı yok galiba. Burunlarından kıl aldırmayan Özel ve ekibi darmadağınık oldu. Sanırım önümüzdeki hafta daha da dikkat çekici gelişmeler olur... Melih Bey:
Haklısın. Kendini dev aynasında gören ve kuralları zorlayıp teamülleri de görmezden gelen Özgür Özel, aklına eseni yapabileceğini düşünüyordu. Ancak nasıl onun kendisine göre oyunları varsa, Kılıçdaroğlu ve ekibinin de kendilerine göre oyunları var. Hoşlanmadığı 2 binden fazla ismi partiden kovmakta kullandığı tüzük değişikliklerinin, şimdi Özel'in kabusu olması bir örnek...Mehmet:
Diğer konuları konuşuruz, ama Özel'in bir TV'de söyledikleri kafama takıldı. Kendi mantığınca kurultayı normal olarak kazandığını söyleyip, CHP'yi yerel seçimlerde yüzde 38'le birinci parti yapıp AK Parti'ye tehdit oluşturduğu ve 'Amerika'nın, İsrail'in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddettiği için' mutlak butlanla karşılaştığını iddia ediyor. Ne dersiniz?..
Buna sadece gülünür. Kurultayda nasıl kazandığını bizzat delege iradesini satın almakla uğraşanlar itiraf etti. Yerel seçimlerde alınan yüzde 38 tabii ki fena bir oran değil. Ancak, bunun neyin karşılığında sağlandığı önemli. Kent uzlaşısı konusu unutulmadı. Yerel seçimde İyi Parti'nin ama özellikle DEM Parti'nin oylarının nasıl alınabildiği, yakında terörle bağlantılı dosyalar üzerinden gündeme gelir.Amerika ve İsrail konusunda söylediklerinin, kısa bir süre önce Newsweek'de dile getirdikleri ile taban tabana zıt olduğunu söylemek yeterli.
Başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerine destek için yalvarışları da arşivlerde duruyor... İhsan:
Amerika ve İsrail'in tezleri ile bire bir örtüşen değerlendirmeleri ve bu arada Hamas'a terör örgütü demekten hiç vazgeçmediği de unutulmadı... Selim:
Dahasını da söyleyebiliriz. İsrail medyası ve ABD'deki İsrail güdümündeki medyanın geleceğe yönelik tahminleri, Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye'nin giderek ciddi bir mesafe aldığı yönünde yorumlarla dolup taşarken, onlarla aynı hedefe yüklendikleri bilinen Özel ve beraberindekilerin ABD ve İsrail açısından makul bir aktör olmayı kabul etmedikleri yalanına, CHP'deki siyasi şizofrenler dışında kim inanır ki?..Melih Bey:
Özel ve beraberindekilerin dışarıya başka içeriye başka şeyler söylemeleri yeni değil. Aklı başında olan CHP'liler durumun farkında olsalar mesele yok diyeceğim, ama böylesi de çok değil. Yaşananlardan ders almayan ve kendi menfaati dışında bir şeye prim vermediği bilinen Batı'yı hala bir hedef olarak kabul edebilenler mevcut ve partiyi yönetenlerin tavrı dolayısıyla CHP'de bunların sayısı hayli fazla... İhsan:
Neyse ki milletimizin çoğunluğunun bu konuda gittikçe daha çok bilgi sahibi olduğu söylenebilir. Cumhurbaşkanımız ve ekibinin son dönemlerde sağladıkları yeni açılımlar da bölgedeki gelişmelerin daha iyi olacağına işaret...
Haklısın. Çok gündeme gelmiyor olsa da Türkiye'nin sütten ağzı yanan Suudi Arabistan ve benzeri birçok bölge ülkesi ile çeşitli alanlarda geliştirdiği münasebetler sevindirici. Ülkemizin savunma sanayindeki başarılarının kardeş ülkelerle paylaşılması yanında, son olaylardan alınan derslerle enerji hatları ve benzeri alanlarda ciddi bağlantılar söz konusu. Bunlar, geleceğimizin daha iyi olacağının müjdecileri... Mehmet:
Hakikaten çok sevindirici gelişmeler oluyor ve bizler maalesef CHP içindeki kavgalardan başımızı kaldırıp bunlarla ilgilenmeye vakit bulamıyoruz...
Haklısın. Ancak CHP içindeki konunun varacağı yer de önemli. Daha evvel eleştirdiğimiz Kılıçdaroğlu, son dönemdeki açıklamaları ile yaşananlardan gerekli dersleri aldığı ve CHP'yi gerçekten Türkiye'nin ana muhalefet partisi yapma konusunda kararlı olduğu yönünde ümit veriyor.CHP'nin başında bulunduğu 13 yılda yapıp ettikleri ve söylediklerine bakarak, mahkeme tarafından genel başkanlığa getirildikten sonra gerçekten aklının başına geldiğini gösteren emareler bir hayli fazla... Selim:
Parti Meclisi'ni dizayn etmek isteyen Kılıçdaroğlu'nun tedbiren ihraç talebine 27 istifa ile karşılık veren Özel cephesinin, neticede amacına ulaşıp ulaşamayacağı konusunda neler söylersiniz?..

ÖZEL, KENDİ AYAĞINA SIKTI!..
Parti Meclisinden istifalar Kılıçdaroğlu ve ekibini kurultay için zorlasa da mahkeme kararının kesinleşmemiş olması kurultay yapılmasına izin vermiyor, malum. Dolayısıyla, parti meclisindeki taraftarlarını istifa ettiren Özel, yine kendi ayağına sıkmış oldu. Onları belki kendi lehine kullanabilirdi halbuki... Selim:
O zaman çok uzak olmayan bir gelecekte nur topu gibi yeni bir parti daha olacak desenize?..
Nur topu gibi olup olmayacağını bilemeyiz. Ama bir parti olacak gibi. Tabii yeni mi kurulur yoksa var olan bir parti mi satın alınır, duruma bağlı... Mustafa:
Hep konuşuyoruz ama böyle bir durumda kurulacak yeni partinin şansı olabilir mi sizce?..
Olmamış çocuğa don biçilmez. Nasıl bir parti kurulacak, önde gelen isimleri kimler olacak, insanımıza ne türden mesajlar verecek ve benzeri soruların cevapları önemli. Ancak, parti kurulmasını isteyenlerin iddia ettikleri gibi yüzde 30'dan fazla oy çantada keklik değil. Geçmiş tecrübeler bu yönde atılan adımların hüsranla neticelendiğini gösteriyor... Remzi:
Benim anlamadığım, aylardır ortalığı kasıp kavuran yolsuzluklarla ilgili önemli isimlerin, hem de aklanmadan insanımızın teveccühünü sağlayabileceklerine inanmaları. Belediyeleri soyup soğana çeviren ve hizmet için ayrılan paraları kendi kasalarına aktardıkları nerdeyse sabit olan isimlerin, milletimizden oy alabileceklerini düşünmeleri inanılır gibi değil...
Haklısınız. Ancak belediyeleri hortumlayan ve bu arada yine belediyeler sayesinde akıl almaz miktarlarda rüşvet toplayanların arsızlıkta sınır tanımadıklarını unutmayalım. Yargılanmalarına esas teşkil eden konularda ağızlarını bile açmayanlar, mahkemelerden kesin kararlar çıkana kadar hiçbir şey olmamış gibi davranacakları ve bu arada milletimizi algılarla oyalamayı sürdürecekleri kesin. Bu konuda kullanabilecekleri ciddi miktarda paralarının olduğunu da unutmayalım... Selim:
Öyle ya, çaldıkları paralarla kurup yaşattıkları gazeteleri, internet siteleri ve televizyonları var adamların. Bu kuruluşlarda çalışan ve yüzleri kızarmayanlardan oluşan ekipler her konuda algı oluşturmayı da becerebiliyorlar. İşin sıkıntılı tarafı milletimizin en azından bir kesiminin de çeşitli sebeplerle bu yalancılara inanması...
Bu konuda haklısın. Tabii yapabilecek fazla şey olmayışı da ciddi bir problem. Oysa bu durumda insanımızın irfanının devreye girmesi beklenir. Rüşvet, irtikap, yolsuzluk gibi suçlar sebebiyle tutuklanan başkanların hizmet yapıp yapmadığına biraz kafa yorabilse CHP kitlesi, algılardan kurtulabilmeleri mümkün olabilir. Buna, büyünün etkisinden kurtulmak da diyebiliriz... Telefonunda bir belge arayan Melih Bey, sözlerini sürdürdü:
Mahmut Övür, Sabah'daki köşesinde, vaktiyle Deniz Baykal'ın prenslerinden olduğunu belirttiği Prof. Dr. Metin Lütfü Baydar'ın bir mesajını aktardı.Bir yıl önceki mesajına, 'Eğer mahkemeden, kurultay iradesinin sakatlandığı gerekçesi ile mutlak butlan kararı çıkarsa bu; CHP Genel Başkanlığı'nın para ve çıkar karşılığı değiştirildiğinin açık tescili olarak siyasi tarihimize geçecektir.' diye başlamış Prof. Baydar ve şöyle devam etmiş: 'Asıl dikkat çekilmesi, tartışılması gereken nokta budur. Bu durum yalnızca CHP için değil, devletin güvenliği için de çok ciddi bir tehdit anlamına gelir.'...
Mehmet:
Bu mesaj yaşananların tam manasıyla bir özeti. Olup bitenler sadece CHP değil, hepimiz açısından önemli. Ana muhalefet partisinin para ile hele de devletten hortumlanan paralarla satın alınması kabul edilebilecek bir şey değil çünkü...
Bu doğru, konuyu esas olarak bu yönden ele almak gerekiyor zaten... İhsan:
Evet, bugünlük de bu kadar diyelim. Anlaşıldığı kadarıyla ana muhalefet partisi CHP'nin parayla ele geçirilmesi sebebiyle ortaya çıkan tehdit, mutlak butlan kararı ve diğer gelişmelerle bertaraf edilmiş durumda. Devlet imkanlarını hortumlayarak ana muhalefet partisini satın almaya kalkışanların sonlarının daha beter olması dileği ile de sohbetimizi bitirelim...
Amin...