Ağabey senin gibi biz de hoşlanmıyoruz, ama istesek de istemesek de CHP'de yaşananlar gündemin ilk sıralarında. Gidişatı nasıl görüyorsun?.. İhsan'ın getirdiği çayından bir yudum alan Melih Bey:
Konunun özeti, olup bitenleri izleyecek ve nereye doğru gelişeceğini hep beraber göreceğiz. Bu zamana kadar olanlara bakarak bundan sonra neler olabileceği üzerine yorum yapmak mümkün. Ancak, sahip olduğumuz bilgilerin sınırlı olması yanında aktörlerin hangi adımları atabilecekleri ya da atmayacakları konusu da karmaşık… Mehmet:
Bundan ne anlamamız gerekiyor?..
Mahkeme tarafından gelen başkanlığa tekrar getirilen Kılıçdaroğlu'nun ortalığı ne kadar zamanda ve ne kadar toparlayabileceği, öncelikli problem. Partide gücü tam olarak ele geçirdiğinde, kendisine hain dedirtenleri ve gaza gelip bu sloganlara eşlik edenlerle ilgili hangi adımları atacağını görmek için beklemek gerek. Derleyici toparlayıcı olma adına işi ağırdan alacağı kesin olsa da tümüyle hoşgörüyle hareket edeceğini düşünmek safdillik olur… Mustafa:

Bu arada Özgür Özel ne yapabilir?..
Özel, mutlak butlan kararından beri tribünlere oynuyor. Netice alamayacağını bile bile bazı atraksiyonlar yaparak taraftarlarının dikkatlerini üzerinde topluyor. Mutlak butlan kararını tanımadığını söyledi, ama aynı anda YSK ve Yargıtay'a itiraz başvurusunda bulundu.Netice alamayacağını bile bile CHP genel merkezin terk etmeyeceğini söyleyip ardından çıkarıldı. Kendisini baskın bir şekilde grup başkanı seçtirmesi de en azından teamüllere aykırı bir şeydi. Bir partinin genel başkanı varken, grup başkanı olarak toplantısı yapmanın ne kadar sakil olduğunu bilse de bunu da yaptı… Selim:
Sözlerinin neresinde Özel ve ekibi yeni bir parti kurabilir diyecekseniz diye merakla bekliyorum. Bu ihtimal mevcut mu?..
Böyle bir ihtimal var. Ancak parti kurmak turşu kurmak kadar kolay değil. Hele de bütün bu yaşananlardan sonra yeni bir parti kurmanın ya da devralmanın gerektireceği finansı nasıl karşılayabilecekleri, ciddi bir soru işareti bence… Remzi:
Anlamadım, Özel ve ardındakilerin para problemi olmadığını zannediyorum. Yanılıyor muyum?..
Rüşvet, irtikap, yolsuzluk ve benzeri yollarla kasalarını doldurdukları için para problemleri olmadığı biliniyor. Ancak, muhtemelen hesapları didik didik edileceği için bu paraları yeni bir partinin finansmanında kullanmakta ciddi zorluklarla karşılaşacaklardır. Bu sebeple mümkün olduğu kadar CHP'de kalıp orayı ele geçirme gayretinden geri durmayacaklardır… İhsan:
Ümitleri olmasa da uğraşacaklar diyorsunuz yani. Şu ana kadar yapılan itiraflarda, belediye başkan adayı olmak isteyenlerin Özel ve CHP Genel Merkezine aktardıkları külliyetli miktarda paralardan bahsediliyor. Özel'in hiçbir şey olmamış gibi davranmasına alıştık. Ancak, bütün bunların hukuki açıdan varabileceği bir nokta yok mudur?..
Neler olabileceği ile ilgili belirsizliğin bir yönü de bu zaten. Yargı mekanizması bu ve benzeri konularda biraz yavaş olsa da çalışıyor. Dolayısıyla söz konusu iddialarla ilgili olarak yakında Özel ve yakın çevresindeki isimlerin dokunulmazlıklarının kaldırılması oylamaları söz konusu olabilir… Mehmet:
İnşallah. İnşallah diyorum, çünkü çoğu insan farkında olmasa da ciddi şeyler yaşıyoruz. Türkiye'nin ana muhalefet partisini hortumladıkları paralarla satın almaya çabalayanlar zor bela önlenebildi…
Kılıçdaroğlu kararı, "Yargı, 'bir partiyi parayla satın alamazsınız' dedi." şeklinde yorumlamıştı. Konunun en önemli tarafı da burası. Her şey bir yana, bunun yol olması ve bazı dış mihrakların da para gücüyle partileri ele geçirmeye kalkışmaları ihtimali herkesi rahatsız etmesi gereken bir husus… İhsan:
Kılıçdaroğlu'nun bütün bu yaşananlardan ne kadar ders aldığı ve partiyi tekrar derleyip toparlayabilirse bundan sonra nasıl davranacağı beni düşündüren asıl mesele. Ne kadar uğraşsa da CHP'yi bir daha kontrolü altına alamayacağı söylenebilecek Özgür Özel ile mukayese edildiğinde Kılıçdaroğlu'nun bir gömlek daha iyi olduğu açık. Ancak 2010'dan itibaren yönetiminde olduğu CHP'nin yerlilik ve millilik konusundaki karnesinin oldukça zayıf olduğunu da unutmamak gerek. Bu konuda neler söylersiniz, Melih Bey?..
Aynı kaygıları ben de taşıyorum. Baykal'ın ardından genel başkanlığa gelen Kılıçdaroğlu döneminde CHP'nin devleti önceleyen reflekslerinin ciddi şekilde zayıfladığı ve zaman zaman milli güvenlik problemi haline geldiğini unutmadık. Mavi Vatan'a masal diyenler, Karabağ konusunda Azerbaycan'a desteğimizi itibarsızlaştırmaya çalışanlar… Yeni dönemle ilgili ümit, Kılıçdaroğlu'nun yaşananlardan ve yaşadıklarından ders alarak daha yerli bir milli bir CHP oluşturmak için gayret edebilmesi. Şu ana kadar söylediklerinin satır aralarında bunu düşündüren sözler de var. Ancak, netice olarak bekleyip görmekten başka çaremiz yok… Mehmet:
Katılıyorum. Daha önce CHP'nin Türkiye'nin partisi olup olmadığını düşündüren sözleri edenlerden birçoğunun halen Kılıçdaroğlu'nun yakınında olması, işin tedirgin eden taraflarından…
Araya giren Selim:

BATI-PERESTLIKTE SINIR YOK!..
Saçma sapan eleştirilerle ülkemizi hedef alan dışarıdan birileri melanetlerini ara vermeden sürdürürken, içeriden bazı isimlerin ve bu arada tekrar CHP'nin başına geçmek için kıvranan Özel'in de bu koroya eşlik etmesini nasıl değerlendireceğiz?..
Son günlerde kalbindeki nefretin yüzüne vurduğu belli olan sicilli Türkiye düşmanlarından Michael Rubin'in ABD Temsilciler Meclisi'ndeki bir komisyonda Türkiye aleyhindeki konuşması ile Özel'in Newsweek'deki makalesi neredeyse aynı paralelde. Bize düşen ise ülkemizle alakalı gerçekleri hakkıyla öğrenmek ve saçma sapan iddialarla ülkemizi köşeye sıkıştırmaya çalışanlara prim vermemek ve çevremizi bilgilendirerek, ülkemiz aleyhine çalışanların gerçek yüzlerini afişe etmek… Mehmet:
Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı olabilmiş birisinin, üstelik bir ABD dergisinde Türkiye aleyhtarı tezler içeren bir yazı yayımlatması, vahim. Daha da vahim olan kendilerini vatansever kabul eden CHP kitlesinin bunun farkında bile olmayışı herhalde, ne dersiniz?..
Haklısınız. Bütün yaşananlardan sonra, Batıyı ve Batılı değerleri insanlara bir hedef olarak gösterme anlayışından vazgeçmeyişleri esas mesele.Batı-perestlik diyebileceğimiz bir durum söz konusu. İşin gelip dayandığı nokta ise üzerimize hesaplar yapan dış mihraklar gibi Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde durma kararlılığından bile rahatsızlık duyma noktasına bile gelebilmeleri. Son yıllarda ülkemizde sağlanan sevindirici gelişmelere karşı tavırları her şeyi anlamaya yetiyor zaten… İhsan:
CHP söz konusu olduğunda bu konuda aralarında ciddi bir fark da yok galiba. Bazı konularda ufak tefek farklılıklar olsa da CHP'nin üst kademesinde ciddi bir Batı hayranlığı var. Bu hayranlıklarını azaltma ihtimali olan Gazze'de yaşananlar ve benzeri gelişmeleri ise görmezden geliyor ya da iyiye yormaya çalışıyorlar…

Maalesef öyle. Yöneticileri gibi düşünmeseler de CHP kitlesinin de olup bitenlerin tam olarak farkına varamayışı, asıl problem.Özel'in Newsweek'deki makalesindeki, "Bugün Türkiye'de yaşananlar sadece demokrasiyi önemseyenleri değil, aynı zamanda Avrupa'nın, NATO'nun, Karadeniz bölgesinin, Doğu Akdeniz'in ve Orta Doğu'nun uzun vadeli istikrarını önemseyenleri de endişelendirmelidir." cümlesini okuyan CHP'lilerin, 'bu cümlede Türkiye'nin yeri nerede?' diye sormaları beklenir normalde… Mehmet:
CHP kitlesini de kendileri gibi düşünmeye alıştırıyorlar yani. Batılıların neden olup bitenlerin gerçeğini aktarmaya çalışmayıp, Türkiye'yi kendilerine teslim edeceklerini düşündüklerinin melanetlerine sahip çıktıklarını konuşmaya bile gerek yok o zaman…
Kalbindeki Türkiye nefreti yüzüne vuran Michael Rubin denilen yaratık, Türkiye'nin yargı kararlarını hiçe saymakla yetinmeyip; rüşvet, irtikap, yolsuzluk ve benzeri suçlardan tutuklananlar için Batı'nın harekete geçmesi, Washington yönetiminin Türk siyasetini dizayn etmesi gibi tezleri savunuyor. Mahkeme kararıyla görevden alınan Özel ve beraberindekiler de aynı şeyleri dillendiriyorlar, malum. Ayyuka çıkan ve çoğu artık itiraf edilen rüşvet, yolsuzluk ve benzeri olaylara rağmen, onlar da tıpkı Rubin ve benzeri Türkiye düşmanları gibi kendilerine dokunulmaması gerektiği kanaatinde… İhsan:
Evet, sohbete doyum olmuyor ama bugün de burada noktalayalım. Ümidimiz çok olmasa da CHP'deki gelişmelerin bu partinin gerçekten Türkiye'nin ana muhalefeti olabilmesine vesile olmasını dileriz. Cenab-ı Hakk'tan niyazımız, ülke olarak geleceğimizin geçmişimizden daha güzel olması…
Amin…