Nüfus konusu ile ilgili herkesin kendisine göre bir fikri olması, normal.
Ancak, ülkemizin nüfusunun mutlaka azaltılması gerektiği şeklindeki beşinci kol faaliyeti kokan dış kaynaklı fikir ve eylemler dikkatli olmayı gerekli kılıyor.
Devletlerin dostları değil çıkarları olduğu söylenir. Dolayısıyla devletlerin kendi aralarındaki oyunlar arasında diğerlerinin nüfusunu azaltma yanında uyuşturucu ve benzeri alışkanlıkları teşvikle kalitesizleştirmeye yönelik gizli ya da açık çabalar her daim söz konusu.
Kendilerine has sapkın emeller taşıyan ve güya insan nüfusunun genetik kalitesini artırmak amacıyla, 'sağlıklı' bireylerin çoğalmasını teşvik edip, 'hastalıklı' görülenlerin üremesini engellemeyi veya tamamen ortadan kaldırmayı savunan 'Öjenik' felsefe mensupları, ayrı ve önemli bir konu.
Dünya nüfusunun mümkün olduğu kadar azaltılmasına yönelik küresel çapta değiyik bazı çalışmaların yürütüldüğü de çok net.
Ülkelerin nüfuslarının azaltılmasına yönelik çabaları iyi niyetli olarak takdim edenler, kötü niyetlerini afişe edenleri komplo teorisi üretmekle suçlamayı sürdürüyor.
Başta Avrupa'dakiler olmak üzere birçok ülkede nüfus konusunda alarm çanları çoktandır çalmaya başlamış durumda.
Bu ülkelerin nüfusları üzerinden oynanan oyunlarla bu hususta tedbir almakta geç kaldıklarını aynı anda fark ettikleri de önemli bir ayrıntı.
Nüfusu 83,7 milyon olan Almanya, en çarpıcı örnek. Doğum oranlarının düşüşüyle nüfusu azalmaya başlayan ülke özellikle de Doğu Avrupa'dan aldığı göçlerle nüfusu dengede tutmaya çalışıyor.
Fransa, İtalya, Belçika, Polonya ve birçok Avrupa ülkesinin durumu da aşağı yukarı Almanya gibi. İç göç sebebiyle bir miktar yükseliyor gibi gözükse de Avrupa ülkelerinin tamamının nüfusları gün geçtikçe azalıyor.
Birçok Avrupa ülkesi ile birlikte nüfus kontrolü adı altında nüfusu azaltılma çalışmalarına maruz kalan Türkiye'de, doğal nüfus artışı şimdilik sürüyor.
Ancak 2040 sonrası azalmaya başlaması kaçınılmaz gibi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 2007'den beri altını çizdiği 'her çiftin en azından üç çocuk sahibi olması' çağrısını itibarsızlaştırmaya çalışanların ülkemizin nüfusunun azalma riski konusunda neler düşündükleri meçhul.
Aralarında konuya yanlış baktıklarını anlayıp üzülenler yanında, netice sebebiyle ellerini ovuşturanlar olduğu kesin.
Ailelerin birer çocuk sahibi olması nüfusun kısa sürede azalması, iki çocuk sahibi olmaları durağanlaşması demek.
Nüfusun artması için ailelerin en azından üçer çocuk sahibi olmaları gerek. Devletimizi idare edenlerin nüfus artışı konusunda üzerlerine düşeni yapmakta kararlı oldukları aşikar.
Tehlike açık. Önemli olan ise nüfus artışı konusuna emrinde oldukları mihraklar paralelinde yaklaşanların oyunlarına gelmemek için millet olarak bizim ne yapacağımız...